Takibe konu çekte keşide yeri olarak “Battalgazi” yazıldığı, keşide yeri olarak gösterilen “Battalgazi”'nin Malatya iline bağlı bir ilçe olup, keşide yerinin bulunduğunun kabulü için zorunlu olan idari birim niteliği taşıdığından, şikayetin reddine karar verilmesi gerektiği-
Ciranta konumunda olan takip alacaklısının kötüniyetli olduğu iddia ve ispat edilmediği gibi, senet metninde de sözleşme nedeniyle verildiğine ilişkin bir ibare bulunmadığından takip alacaklısına karşı senedin teminat senedi olduğu ileri sürülemeyeceğinden, mahkemece, şikayetin reddine karar verilmesi gerekeceği-
Muteriz borçlunun keşideci şirketi temsilen attığı imza dışındaki imza nedeniyle avalist sıfatıyla sorumlu olduğu düşünülse bile bu durumda da lehtar ile avalist aynı kişi olamayacağından bonoların kambiyo vasfında kabul edilemeyeceği,mahkemece, şikayetin kabulü ile İİK.'nun 170/a maddesi uyarınca takibin iptaline karar verileceği-
Senet üzerinde yapılan değişikliklerin geçerli olabilmesi için, düzenleyen tarafından imza veya paraf edilmek suretiyle onaylanması gerektiği; anılan imzaya veya paraf imzasına itiraz halinde, mahkemece yöntemince imza incelemesi yapılması gerekeceği; düzeltmenin onaylı olmaması veya imzanın keşideciye ait olmadığının anlaşılması halinde, düzeltme yok hükmünde olup, senedin düzeltme öncesi durumuna göre değerlendirme yapılacağı- Borçlunun itirazlarının sabit olması halinde; çekin TTK.nun 796. ve 808. maddelerinde öngörülen yasal süreden sonra ibraz edildiği sonucuna varılacağı ve İİK. mad. 170/a-2 uyarınca takibin iptaline karar verilebileceği-
Müracaat sorumlusu durumunda olan alacaklının çeki geriye ciro yoluyla alması ve başkalarına ciro etmesi mümkün ise de, bu şekilde çeki ciro yolu ile devraldıktan sonra kendisinin sorumlu olduğu kimselere müracaat borçlusu olarak başvurmasının mümkün olmadığı-
Takibe konu senette ilk cironun senet lehdarına ait olup, takip alacaklısının yetkili hamil olduğu, takibin iptali isteminin reddi gerekeceği-
Borçlunun takip konusu senet arkasında yazılı ve kambiyo vasfına etki edecek ibarenin lehdar tarafından karalandığı yönündeki iddiasının, bilirkişiye başvurulmadan sonuçlandırılamayacağı-
Borçlunun senet metninden anlaşılan itiraz sebeplerini yargılama sırasında ileri sürebileceği ve tahrifatın da senet metninden anlaşılan sebeplerden olduğu- Yapılan bilirkişi incelemesi soncua göre, senedin tanzim tarihi dikkate alındığında gerçek vade tarihine göre kambiyo vasfının olması nedeni ile bu hususun takibin iptalini gerektirmeyeceği, kaldı ki bir an için kambiyo vasfını etkilediği kabul edilse bile, borçlunun imzaya itirazını geri alması karşısında, İİK. mad. 170/a-son uyarınca senedin kambiyo vasfında olmadığı nedeni ile takibin iptaline karar verilemeyeceği- Senedin miktarında tahrifat yapıldığının belirlenmesi halinde, alacaklının tahrifat öncesi miktar üzerinden takibe devam hakkının mevcut olduğu- Takibe konu bonoda tahrifatla arttırılan miktar yönünden asıl alacak ve gerçek vade tarihi dikkate alındığında işlemiş faiz alacağı yönünden İİK. mad. 169/a uyarınca takibin durdurulmasına karar verilmesi gerekeceği-
Mahkemece, çekin düzeltilen keşide tarihi ve lehdar ismi yanındaki "paraf" imzalarının, keşideci bölümünde mevcut keşideci imzası ve şirket yetkililerine ait imza örneklerini taşıyan belgeler toplanarak düzeltmedeki imzalar ile mukayese edilerek, aynı el ürünü olup olmadığı yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılması, farklı olduğunun tespiti halinde, senedin keşide tarihi ve lehdarının, tahrifattan önce yazılmış olan şekli ile kabul edilip, bu haliyle muhatap bankaya süresinde ibraz edilip edilmediği, 5941 sayılı Çek Kanunu'nun Geçici 3. maddesinin 5. Bendine uygun ve geçerli bir ibrazın olup olmadığı ve alacaklının yetkili hamil olup olmadığı belirlenerek, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği-