Nafaka davaları yönünden temyiz edilebilirlik sınırının belirlenmesinde yıllık nafaka tutarının esas alınmasının gerekeceği–
Yargıtay'ın yerleşik içtihadlarına göre, boşanma sırasında velayet kendisine bırakılan eşin, iştirak nafakasını boşanma davası sırasında istememesinin, sonradan talep etmesine engel teşkil etmeyeceği-
Nafaka davaları yönünden temyiz edilebilirlik sınırının belirlenmesinde yıllık nafaka tutarının esas alınmasının gerekeceği-
Boşanma veya ayrılık vukuunda çocuk kendisine tevdi edilmemiş tarafın, gücüne göre, onun bakım ve eğitim giderlerine katılmakla yükümlü olacağı, bu hususu hakimin görevi gereği kendiliğinden dikkate almasının gerekeceği–
Tarafların sosyal ve mali durumları, bölgesel koşullar, çocuğun yaşı gözetilerek ayın belli haftalarında kişisel ilişkinin düzenlenmesinin gerekeceği–
Davalının müşterek çocuğa karşı herhangi bir olumsuz davranış içerisine girdiği yönünde delil bulunmaması durumunda, baba ile çocuk arasında bir uzman nezaretinde ilişki kurulmasının doğru olmayacağı–
Davacı-davalı kadının çalıştığı, düzenli gelirinin bulunduğu anlaşılması durumunda, Türk Medeni Kanununun 175. maddesi koşulları kadın yararına gerçekleşmemiş olduğundan, davacı-davalı kadının yoksulluk nafakası isteminin reddine karar verilmesi gerekeceği–
Velayetin bırakıldığı anne çalıştığı için, hafta sonları baba ile şahsi ilişki kurulması annenin velayet görevini tam yapmasını engelleyeceğinden, daha uygun kişisel ilişki kurulması gerekeceği–
Şahsi ilişkinin başlangıç ve bitiş tarihleri ile saatlerinin gösterilmemesinin infazda güçlük yaratacağı-
Velayeti anneye verilen küçük ile baba arasında senenin belli aylarında çocuğun yaşı, bedeni ve fikri gelişimi de dikkate alınarak uygun bir kişisel ilişki düzenlenmesinin gerekeceği–
