Boşanma davası sırasında annenin "tedbir nafakası dahil nafaka istemiyorum" şeklindeki sözleri küçüklerin ergin olacağı tarihe kadar sürecek olan nafakayı kapsamaz, bu beyan davacı annenin kendisine yönelik olup boşanma hükmünün kesinleşmesinden sonra, velayet kendisine verilen tarafın ileriki yıllarda iştirak nafakası istemesine engel olmayacağı-
Mahkemece derdestlik koşullarının oluşmadığı, sonradan açılan bu davanın önceki nafakanın tezyidi davası olmasına göre, önceki davada verilen kararın kesinleşmesi beklenerek küçüğün yaşı, eğitim düzeyi ve davacı ile davalının ekonomik durumu gözetilerek hakkaniyete uygun bir nafakaya arttırılarak hükmedilmesi gerekeceği-
Velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorunda olduğu, hiç bir geliri bulunmayan, kendisi yardıma muhtaç olduğu için mahkemece yoksulluk nafakası bağlanan, dolayısıyla ödeme gücü olmayan anne veya babanın; müşterek çocuk için nafaka ile sorumlu tutulmasının somut olaydaki deliller nazara alındığında hakkaniyet ilkelerine aykırılık teşkil edeceği-
Küçüğün nafaka ihtiyacının tarafların iradesine tabi kılınmadığı, dolayısıyla anlaşmalı boşanma davası sırasında iştirak nafakası istenmemiş olsa bile sonradan bu istemin dava konusu yapılabileceği, velayetin eşlerden birine verilmiş olmasının diğer eşin bakım borcunu ortadan kaldırmadığı gibi ana ve babanın bakım borcunun çocuklar ergin oluncaya kadar devam edeceği, bu hususu hâkimin görevi gereği kendiliğinden dikkate alması gerekeceği-
Yerleşmiş Yargıtay uygulamalarına göre küçük çocuk için velayeti kendisinde kalan tarafın nafaka talep etmeyeceğine dair beyanlarının geçerli olmadığı, ancak davacı, çocuğun eğitim masraflarını karşılamak için davalıya ait taşınmazın yarı hissesini devralıp ayrıca çocuğun eğitim harcamalarını kendisinin karşılayacağını taahhüt etmesi ise bağlayıcı olup, eğitim gideri için nafaka istenemeyeceği-
2 yıldan fazla bir zaman önce takdir edilen iştirak nafakasının, çocuğun ihtayaçlarının artması, ülke ekonomisindeki gelişmeler ve yükselen enflasyon nedeniyle paranın satın alma gücünün azalması hususları gözönünde bulundurularak TMK'nun 4.maddesindeki hakkaniyet ilkesi dikkate alınarak uygun bir miktarda artırılmasının gerekeceği-
Nafaka davalarında temyiz ve karar düzeltmede yıllık nafaka miktarının dikkate alınacağı-
Önceki nafakanın takdir edildiği tarihten eldeki davanın dava tarihine kadar beş yıldan fazla bir süre geçmiş olup, nafaka artırım şartlarının oluştuğu, bu nedenle, müşterek küçük çocuğun iştirak nafakasının hakkaniyete uygun bir miktarda artırılmasına karar verilmesi gerekeceği-
İştirak nafakasının; çocuğun yaşı, eğitim durumu, günün ekonomik koşulları ile genel ihtiyaçlar ve ana-babanın mali durumlarına göre takdir edileceği, ayrıca, nafakanın takdirinde birlik devam ederken çocuğun alıştığı yaşama şeklinin de dikkate alınacağı; nafaka tutarı belirlenirken, tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumları, günün ekonomik koşulları ve özellikle de küçüğün yaşı ve ihtiyaçlarının gözetileceği-