Sıra cetveline şikayetin, sıra cetvelinin düzenlendiği icra müdürlüğünün bulunduğu yerdeki icra mahkemesine yapılacağı ve bu yetki kuralının kesin olduğu- İlk haciz sahibinin belirlenmesi ile yetinilmesi gerekip, ilk haczin asıl ve birleşen dosyada şikayetçinin haczi olduğu, sıra cetvelinin ilk haciz sahibi olan, asıl ve birleşen dosyada şikayetçinin alacaklı olduğu icra müdürlüğünce düzenlenmesi gerektiği belirtilerek asıl dosyada icra memur muamelesine şikayetin kabulüne ve yetkisiz icra müdürlüğünce sıra cetveli düzenlenmesine ilişkin icra memuru işleminin iptaline, birleşen dosyada ise, asıl dosyada şikayete konu sıra cetvelini düzenleyen icra müdürlüğünün yetkili olmadığı belirlendiğinden şikayete konu sıra cetvelinin iptaline karar verilmesi gerektiğinin belirtilmesiyle yetinilerek hükmün bozulması gerekirken, asıl ve birleşen dosyada şikayetin esasına ilişkin gerekçelere dayanılmasının hatalı olduğu-
İİK. mad. 185 ve 206 gereğince, rehinli alacağın 4. sıraya kaydının mümkün olmadığı-
Şikayete konu sıra cetvelinde kendisine husumet yöneltilen borçluya pay ayrılmadığından, şikayetçinin adı geçen aleyhinde şikayette bulunmasında hukuki yararının bulunmadığı- Sıra cetveline karşı şikayette bulunulması halinde, mahkemenin takdir hakkını duruşma yapılarak kullanması gerektiği- Sıra cetvelinde kendisine pay ayrılan ve şikayet sonucundan etkilenecek olan alacaklılar da yargılamaya dahil edilmesi ve onlar hakkında da hüküm kurulması gerektiği-
Sıra cetveline ilişkin şikayette, alacaklı sıfatı bulunmamasına rağmen, borçluya şikayet dilekçesinin tebliği ile gerekçeli karar başlığında "davalı" olarak gösterilmesinin doğru olmadığı- Sıra cetveline yönelik şikayetlerde icra mahkemesinin, yeni sıra cetvelinin hangi ilkelere göre düzenleneceğini belirlemesi, yani, alacaklıların ne miktar için hangi sıralarda yer alması gerektiğini saptaması, cetvelin hukuka uygun olmayan kısımlarının göstermesi, bu çerçevede işlem yapılması için icra müdürüne talimat vermesi gerektiğin- İptal nedenlerinin gerekçede belirtilmesi ve hüküm fıkrasında gerekçe tekrar edilmeden sıra cetvelinin iptaline karar vermekle yetinilmesi ve eda hükmü kurulmaması gerektiği-
Önceki tarihli ticari işletme rehinlerinin sadece taşınırlar üzerinde tesis edilmiş olması karşısında, taşınırlar ve taşınmazlar için belirlenen muhammen bedelin satış tutarı ile oranlanması sonucunda taraflara ayrılacak payların belirlenmesinin mümkün olacağı-
Alacağın rehin kapsamında kalıp kalmadığına ilişkin şikayetlerin alacağın esasına ilişkin olmadığı- İİK. mad. 142/3 uyarınca alacağın esasına veya miktarına itiraz yoksa bu tür uyuşmazlıkların şikayet yolu ile çözümleneceği-
Şikayet konusu edilen sıra cetveline konu paranın dağıtımında, şikayet olunan şirkete pay isabet etmediğinden ve şikayet sonucu verilen kararla hukuki durumunda bir değişiklik olmadığından, bu alacaklı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu-
İşçilik alacakları ile nafaka alacaklarından sadece bu alacak sahiplerinin haciz talebi tarihinden önceki bir yıllık alacaklarının rüçhanlı kabul edilmesi gerektiği-
Alacağın zamanaşımına uğradığı itirazı alacağın esasına yönelik bir itiraz olduğu gibi, alacağın sıra cetvelindeki kadar olmadığı, haciz tarihinden sonra doğan alacağın da sıraya kaydedildiğine ilişkin itiraz da esasa yönelik itiraz olduğundan, davanın genel mahkemede görülmesi gerekeceği-
Sıra cetveline itiraz davalarında ispat yükünün davalı alacaklıda olduğu ve davalının bu alacağın varlığını ve miktarını, takipten önce düzenlenmiş ve üçüncü kişilere karşı da ileri sürülebilecek nitelikteki delillerle ispatlaması gerektiği- Davacının iddiası gerçek bir alacağın bulunmadığı değil, alacağın bulunduğu fakat sona erdirildiği noktasında ise, ispat külfetinin davacıya yüklenmesi gerektiği- Borçluya ait mahcuz satış bedelinin bütün alacaklıların alacağını karşılamaması halinde düzenlenecek sıra cetveline itirazın, alacağın esas ve miktarına ya da bununla birlikte sıraya yönelikse dava yoluyla genel mahkemede (İİK’nın m.142/1), itiraz sadece sıraya yönelikse şikayet yoluyla icra mahkemesinde (İİK’nın m. 142/son) ileri sürülmesi gerektiği- Görev hususu açıkça temyize gelmese de, bu hususun temyiz mahkemesince re'sen gözetileceği- Davacı tarafın müvekkili alacağının kamu alacağı olduğu ve haczinin de davalı Vergi Dairesi haczinden önce olduğuna yönelik isteminin takip hukuku kurallarının yanlış uygulanmasına yönelik olduğu, davalı Vergi Dairesi alacağının hiç ya da gösterilen miktarda bulunmadığına yönelik olmadığı ve icra mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle, bu taşınmazla ilgili davanın HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği-
