Alacaklı vekilince yasal iki yıllık süre içerisinde hacizli taşınmazın satışı talebinde bulunulduğu ve satış avansının ödenmiş olduğu anlaşıldığından süresi içerisinde satış talebinde bulunan şikayet olunanın haczinin ayakta olduğu-
Tasarrufun iptali davası açan alacaklının iptal ettirdiği tasarruf miktarınca dava açmayan alacaklılara göre önceliğinin bulunduğu- Borçlu aleyhine tasarrufun iptali davası açıp bedellerinin paylaşımı davaya konu olan senetlere ilişkin tasarrufu iptal ettiren davalıların senet bedellerinde öncelik hakları bulunduğundan dava konusu sıra cetveli usule uygun olduğu-
Dava dilekçesine eklenen vekaletnamede davacı asilin adresi ve T.C. kimlik numarasına yer verilmiş olup, HMK'nın 119/1-b maddesindeki bilgilere ulaşılabilmesinin mümkün olduğundan, mahkemece, uyuşmazlığın esasının incelenmesi gerektiği-
Şikayet olunanın ihtiyati haczi şikayetçinin kesin haczinden önce ise de, şikayet olunanın takibi şikayetçinin takibinden sonraki tarihli olduğu gibi, şikayet olunanın takibinin dayanağı belgenin de İİK'nın 100. maddesinde sayılan belgelerden olmadığı, bu durumda mahkemece, bedeli paylaşıma konu taşınırlar üzerine uygulanan ilk kesin haczin şikayetçinin haczi olduğu ve şikayet olunanın ilk kesin haciz olan şikayetçinin haczine iştirak koşulları bulunmadığı gerekçesiyle şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekeceği-
Sıra cetvelinin şikayetçiye tebliğ edildiği tarihten, İİK'nın 235/son maddesi hükmüne göre, 16. madde de belirlenen 7 gün süresi geçtikten sonra şikayet yoluna başvurulması nedeniyle reddi yerine İİK'nın 219/4. maddesi hükmünde öngörülen sürede başvuru yapılmadığından bahisle red kararı verilmesi doğru olmamış ise de düşülen bu hatanın giderilmesinin, yeniden yargılamayı gerektirmediği-
HMK'nın yürürlüğe girdiği 01.10.2011 tarihinden sonra açılan sıra cetveline itiraz davaları için görevli mahkemenin (sıra cetveline göre düşen hissenin miktarına bakılmaksızın ) HMK'nın 2/1. maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu-
Şikayet olunan Banka ile ilgili şikayetin kabulüne ilişkin mahkemenin ilk kararının temyiz edilmemek suretiyle kesinleşmiş olduğu gözetilerek, şikayet olunan Banka yönünden yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekeceği-
İcra Müdürlüğü'nün ( memur ) işlemine karşı İİK'nın 16. maddesine dayalı şikayette, İcra Müdürlüğü'ne husumet yöneltilmesi gerekmekte ise de, sıra cetvelini şikayet bakımından, takibi yapan icra müdürlüğünün de alacaklı sıfatı bulunmadığından, şikayetçinin icra müdürlüğü aleyhine şikayette bulunmasında da hukuki yararının bulunmadığı- Şikayetin kural olarak, şikayet edene göre öncelikli olup pay ayrılan ya da aynı derecede hacze iştirak eden alacaklılara yöneltilmesi gerekeceği, şikayette hasım gösterilmemesinin ya da eksik veya yanlış kişiye husumet tevcih edilmesinin talebin reddini gerektirmeyeceği-
Paylaşıma konu bedel, borçlunun Enerji Bakanlığı Maden İşleri Genel Müdürlüğü nezdindeki "maden ruhsatının teminat bedeli" olup, maden ruhsatı üzerine tesis edilen haczin, ruhsatın teminatı üzerine ayrıca tesis edilmemesi ve bu açıdan dosyaya intikal eden parada şikayetçinin geçerli bir haczinin bulunmaması karşısında sıra cetveline ilişkin şikayetin reddi gerekeceği-
Şikayetçi vekilinin, şikayetinde müvekkilinin ipotekle teminat altına alınmış alacağının daha fazla olmasına rağmen kefaleten olan borç miktarının ipotek bedeli içerisine dahil edilmeyerek İcra müdürlüğünce eksik hesaplandığını, iddia ederek sıra cetvelinin iptalini talep ettiği, şu halde şikayetçinin talebinin, sıra cetveline karşı itiraz değil, şikayet niteliğinde olduğu, bu nedenle mahkemece, davanın esasına girilerek karar verilmesi gerekeceği-