Hakkında "kesinleşmiş iflâs kararı" bulunan sanığın (borçlunun=müflisin) "taahhüdü ihlal" suçundan dolayı cezalandırılamayacağı–
Borcun "Mark karşılığı" olarak ödeneceğinin belirtmiş olması ve döviz kurundaki sürekli değişiklik gözönüne alındığında, taahhüd tarihinde ödenmesi gereken borcun Türk Lirası olarak karşılığı kesin biçimde belirlenemeyeceğinden, taahhüdün geçersiz olduğu-
Taahhüdü ihlal suçunun oluşabilmesi için, ödenecek toplam miktarın rakamsal olarak belirlenmesi, tarafların belirlenen bu miktar üzerinde icap ve kabulde bulunması ve ceza sorumluluğunun doğabilmesi için taahhüt esnasında ödenecek miktarın hiçbir kuşkuya yer vermeksizin belirlenmesinde zorunluluğun bulunmadığı-
Aynı takip dosyasındaki borç nedeniyle hem kendi adına hem de şirketi temsilen ödeme taahhüdünde bulunan sanığın eyleminin tek suç oluşturacağı–
Şikayetçi vekiline duruşma günü bildirilmeden duruşmaya gelmediğinden söz edilerek "şikayet hakkının düşürülmesine" karar verilemeyeceği–
Ödeme (icra) emrinin borçluya usulüne uygun olarak tebliğ edilmemesi halinde takip kesinleşmemiş olacağından bu aşamada taahhüdü ihlal suçunun oluşmayacağı–
Borçlu sanığın başka ilçede ikamet ettiğinin saptanması halinde istinabe yoluyla savunması alınmadan hüküm kurulamayacağı–
Vekilin, asıl borçlu adına yaptığı ödeme taahhütü geçerli olur mu? Bu taahhüdün yerine getirilmemesi halinde, asıl borçlu hakkında, taahhüdü ihlal suçundan dolayı mahkumiyet kararı verilebilir mi?–
Borçlu-sanığın borcunu '.... tarihinden itibaren .... lira taksitler halinde ödeyeceğine' dair taahhüdünün ilk taksidi takip eden taksitlerin hangi tarihlerde ödeneceğine ilişkin açıklık içermemesi nedeniyle hukuken geçersiz olduğu–