Borçlu sanık adına çıkartılan ödeme emrinin aynı takipteki diğer borçluya tebliğ edilmesi halinde takibin kesinleşmeyeceği ve yapılan taahhüdün geçerli olmayacağı–
Yargılama sonrasında yapılmış olan tahsilatların takibe konu borca ilişkin olup olmadığının araştırılması gerekeceği–
Mal beyanı dilekçesinde yer alan ödeme programının sanığa kabul muhtırası tebliğ edilmek suretiyle ödeme taahhüdü olarak nitelendirilemeyeceği–
'Takip konusu borcun ABD doları olarak taksitler halinde ödenmesi' kararlaştırılabilir mi?–
Şarta bağlı olarak yapılan taahhüdün geçerli olmayacağı–
Yetki itirazından vazgeçmemiş olan borçlu-sanık hakkında yapılan takip kesinleşmemiş olacağından ödeme taahhüdünün de geçersiz olacağı–
C. Savcısının hakim havalesi taşımayan temyiz dilekçesinin hukuki koşulları yerine getirilmiş bir temyiz başvurusu niteliğinde olmadığı–
İcra kefilinin lehine taahhütte bulunduğu asıl borçlu hakkında yapılan takibin kesinleşmemiş olması halinde, icra kefilinin taahhüdünün de geçersiz hale geleceği–
Suç tarihinde 18 yaşını tamamlamamış olan borçlunun -MK 14, 15, 16. uyarınca- yasal temsilcisinin onayı olmadan kendi tasarrufu ile borç altına giremeyeceği (borç ödeme taahhüdünde bulunamayacağı)–
