Henüz 'ödeme (ya da icra) emri' tebliğ edilmeden ve takip kesinleşmeden yapılan taahhüdün geçerli olmadığı–
Aynı borç nedeniyle şirket yetkilisi ve asaleten borçlu olan sanığın, hem kendi adına hem de şirket adına taahhütte bulunmasının iki ayrı suçu oluşturmayacağı-
Borçluların borca karşılık olarak şikayet tarihinden önce ödedikleri meblağ gözönüne alınarak, ödenen miktarın borcu karşılayıp karşılamadığı saptandıktan sonra hüküm kurulması gerekeceği–
İlk taksitten sonraki bakiye borcun ödeme biçiminin ve taksit sürelerinin gösterilmediği taahhüdün geçerli olmayacağı–
Taahhüdü ihlal suçundan dolayı verilen "beraat", "düşme" ve "ortadan kaldırma" kararlarının şikayetçinin şahsi hakları kapsamında bulunduğundan C. Savcıları tarafından temyiz edilemeyeceği–
Alacaklı kooperatif başkanının üyelerden herhangi biriyle birlikte kooperatifi temsil ve ilzama yetkili bulunduğu hallerde üyelerden birinin katılımı sağlanmadan kooperatif başkanının tek başına yaptığı taahhüdü kabul beyanının geçerli olmayacağı–
Sanığın asker olduğunun anlaşılması halinde davanın sanığın terhisine kadar ertelenmesi gerekeceği–
Alacaklı veya vekilinin kabulünü içermeyen ödeme taahhüdünün hukuken geçerli olmayacağı–
'Borcun nakit olarak ödeneceğini içermeyen taahhüdün yerine getirilmemesinin -örneğin; 'tahliye taahhüdüne uymamanın', 'inşaatın yıkımına ilişkin taahhüdün ihlalinin'- taahhüdü ihlal suçunu oluşturmayacağı–