İş Müfettişi raporunda muvazaanın tespit edilmesi ve rapora itiraz edilmediğinden muvazaa tespitinin kesinleştiğinin kabul edebilmesinin hatalı olduğu- Sadece davacı tanıklarının beyanı ile de sağlıklı bir sonuca varılamayacağı- Mahkemece öncelikle, davalılara ait ticaret sicil kayıtları, davalı şirketlerin ana sözleşmeleri, şirketlerin adres ve ortaklarını gösterir belgeler Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden getirtilerek, davalılar arasındaki hizmet alım sözleşmeleri ve eklerinin istenmesi, İş Müfettişleri rapor ve eklerinin tamamının getirtilmesi, konusunda uzman 3 bilirkişiden oluşacak heyet ile işyerinde keşif yapılarak ve bilirkişilere işyeri kayıtları üzerinde inceleme yapma yetkisi verilerek, davacının işyerinde tam olarak ne iş yaptığı, yaptığı işin davalı . ...Şirketinin asıl işi mi yoksa yardımcı işi mi olduğu, asıl işi ise uzmanlık gerektirip gerektirmediği, yapılan işin hizmet alım sözleşmesi kapsamında olup olmadığı, davacı ile aynı işi yapan asıl işveren ....Şirketi işçisi bulunup bulunmadığı, hizmet alım sözleşmesinin işçi temini amacı taşıyıp taşımadığı, alt işveren işçilerinin emir ve talimatları kimden aldığı, işçi alma ve çıkarmada kimin yetkili olduğu, alt işveren şirketin davalı .....Şirketi ile arasındaki hizmet alım sözleşmesinin sona ermesinden sonra işyeri kapanmasını gerekçe göstererek çıkışlar yaptığı da dikkate alındığında alt işveren şirketin ekonomik ve hukuki bağımsızlığının bulunup bulunmadığı, davacının çalıştığı işyeri dışında başka bir işyeri ya da davalı ....şirketi dışında çalıştığı bir şirket, yapmış olduğu bir hizmet alım sözleşmesi ya da aldığı bir ihale olup olmadığı araştırılarak sonucuna göre muvazaa konusunda bir karar verilmesi gerektiği- Sendikal tazminat davalarında ispat yükünün işçide olduğu hallerde, iş yerinde çalışan ve sendikaya üye olan işçilerin sayısı, hangi tarihlerde üye oldukları, üyelikten çekilen işçilerin olup olmadığı, iş yerinde çalışmakta olan işçilerin bulunup bulunmadığı, aynı dönemde yetki prosedürünün işletilip işletilmediği, iş yerinde önceki dönemlerde toplu iş sözleşmelerinin bağıtlanıp bağıtlanmadığı, yeni işçi alınıp alınmadığı ve alınmışsa yeni işçilerin sendikalı olup olmadığı gibi hususlarla, işverence ekonomik veya teknolojik nedenlere dayalı bir fesih yoluna gidilmesi durumunda teknik yönden bu durumun araştırılması gerektiği- Davalılar arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğunun kabul edilmesi nedeniyle alt işveren şirketin işe iadenin mali sonuçlarından asıl işveren ile birlikte sorumlu tutulmasının yerinde olduğu, ancak bu şirkete yönelik davanın husumetten reddine karar verildiğinin belirtilmesi ve sendikal tazminata yönelik hükümde tazminatın ödenmesinin hem işverence işçinin süresi içerisinde işe başlatılmaması şartına tabi kılınması hem de işverenin işçiyi süresi içinde işe başlatıp başlatmama şartına bağlı olmaksızın bu tazminatın ödenmesi gerektiğinin belirtilmesinin çelişkili olup, infazda tereddüt yaratacağı-
Davalılar arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğu ve davacının baştan beri davalı EGO Genel Müdürlüğü işçisi olduğu belirtilerek davalı EGO Genel Müdürlüğü işyerine işe iade edilmesine ve işe iadenin maddi sonuçlarından her iki davalının birlikte sorumlu tutulmalarına karar verilmesi gerektiği-
Muvazaanın tespiti halinde bu yönde hazırlanan müfettiş raporu ilgililere bildirileceği ve ilgililerin 30 iş günü içinde yetkili iş mahkemesine itiraz edebilirleceği- İş Müfettişliği tarafından hazırlanan muvazaalı alt işverenlik ilişkisinin tespit edildiği rapora ilgililerin süresi içinde itiraz etmemesi ya da mahkemece muvazaalı işlemin varlığına dair hüküm kurulması, verilen kararın kesinleşmesi halinde, alt işverenliğe dair tescil işlemi iptal edileceği ve bu halde alt işveren işçilerinin başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçileri sayılacağı-
Davacının muvazaalı olarak dahili davalı T. şirketinin işçisi olarak çalıştığı ancak davalı İDO'nun asıl işinden çalıştığı ve bu nedenle İDO nezdindeki işine iade kararı isabetli ise de, aleyhine usulüne uygun dava açılmayan, ancak dahili davalı olarak davaya dahil edilen T. şirketi aleyhine işe iade kararının mali haklarından sorumlu olacak şekilde karar verilmesinin hatalı olduğu-
Davacının yardımcı iş kapsamında alt işveren işçisi olarak çalıştığı, davalı TÜBİTAK ile dahili davalı arasında asıl-alt işveren ilişkisi olduğu, davacı muvazaa iddia edip asıl işverene karşı dava açmış olup aleyhine usulüne uygun şekilde dava açılmayan alt işverenin dahili dava yolu ile davaya ithal edilmesi ve hakkında hüküm kurulması hatalı olduğundan davalı TÜBİTAK hakkındaki davanın husumet yokluğu nedeni ile, Şirket hakkındaki davanın ise hakkında usulüne uygun dava açılmadığından reddine karar verilmesi gerektiği-
Feshin geçersizliğine ve işe iadesine-
Davacı davalılar nezdinde sondaj işçisi olarak çalışmış olup her ne kadar mahkemece davacının somut işi gereği davalılar arasındaki asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaaya dayandığı sonucuna ulaşılarak davacının TPIC şirketine işe iadesine karar verilmişse de, davalılar arasındaki hizmet alım sözleşmesinde sondaj hizmetlerinin de belirtildiği nazara alındığında davalılar arasındaki alt işveren asıl işveren ilişkisinin geçerli olduğu ve muvazaalı olmadığı anlaşıldığından davacının Hazar şirketine işe iade edilmesi gerektiği-
Feshin geçersizliğine ve işe iadesine-
Her ihale sözleşmesinin kendi dönemi ve şartlarında değerlendirmeye tabi tutulması gerektiği; önceki ihale sözleşmelerinin kanuna uygun kurulmamış olmasının veya muvazaalı olmasının, sonrakilerin de aynı şekilde kanuna uygun kurulmadığını ya da muvazaaya dayandığını göstermeyeceği; daha sonra yapılan sözleşmenin ayrıca kanuna uygunluk ve muvazaa yönünden değerlendirmeye tabi tutulması gerektiği-
Davacı işçi, "davalının hizmet alımı yaptığı şirketler aracılığı ile asıl işte çalıştırıldığını, alt işveren şirketlerle davalı arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğunu ve bu nedenle başlangıçtan itibaren gerçek işvereninin .... A.Ş. olduğunu" öne sürdüğünden, mahkemece, hizmet alım sözleşmesinin eki teknik şartname temin edilerek, davacının yaptığı ve ihale edilen asıl işin uzmanlık gerektirip gerektirmediği, yaptırılan iş yönünden davacıya emir ve talimatların kim/kimler tarafından verildiği, araç-gereçlerin nasıl temin edildiği, asıl işverenin gözetim ve denetim yükümlülüğünü aşacak boyutta ve özellikle yüklenici firmaların işverenlik sıfatını ortadan kaldıracak, onları bordro ya da kayden işveren durumuna sokacak hususların olup olmadığı üzerinde durularak bu hususlar açıklığa kavuşturulmalı ve özellikle de yüklenici şirket ortaklığının, işyerinde davalı İdareden ayrı ve bağımsız olarak kendine özgü organizasyon yapısı oluşturup oluşturmadığı, hukuki, fiili ve ekonomik bağımsızlığının bulunup bulunmadığı, davalı İdareden başka ticari faaliyetleri bulunup bulunmadığı yani salt davalı İdareye hizmet vermek amacıyla hareket edip etmediği, aralarındaki ilişkinin işçi temini niteliğinde kabul edilip edilmeyeceğinin tespit edilmesi, dosyada aldırılan iki rapor arasındaki çelişkilerin giderilmesi ve sonucuna göre davalılar arasındaki ilişkinin muvazaalı olup olmadığı hakkında bir karar verilmesi gerektiği- Hükümde, "davacının hangi davalıya ait işyerinde işe iadesine karar verildiğinin belirtilmemesi", "davacının davalı işyerinde 5 yılın altında kıdem süresi bulunmasına karşın, işe başlatmama tazminatının miktarının 4 ay yerine 8 ay olarak belirlenmesi" ve "karar başlığında unvanların eksik yazılmasının" isabetsiz olduğu-