İtiraza konu edilmeyen asıl alacak üzerinden itirazın iptaline karar verilmesinin hatalı olduğu- Tahsil harcı, başvurma harcı, icra vekalet ücretine yönelik taleplerin icra dosyasında icra memuru tarafından yapılacak işlemler olduğu, bu konuda davacının itirazın iptali davası açmakta hukuki yararı bulunup bulunulmadığı tartışılmadan karar verilmesinin hatalı olduğu-
Kredi kartı borçları yönünden 5464 sayılı Kanun'un 26. maddesinde özel bir faiz düzenlemesi getirildiğinden, mahkemece, TBK'nun 88 ve 120. maddelerinin uygulanmasının hatalı olduğu-
İtirazın iptali davasının kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verildiğine göre bu davada kendisini vekil ile temsil ettiren davalı yararına karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre reddedilen miktar üzerinden nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği-
Davalı, davacı tarafından düzenlenen faturalara ilişkin malları teslim almış, faturalarını defterine kayıt etmiş ve yapılan bilirkişi incelemesine göre, davacıya borçlu durumda olup, davalı tarafından, TTK. mad. 23/3 uyarınca, yapılmış bir ayıp ihbarı bulunmadığı; davalının neden olarak süresinden sonra gönderdiğini iddia ettiği kargonun davacı tarafından teslim alınmadığı görüldüğünden, davalının ödeme savunmasını kanıtlaması gerekirken ispat külfetinin tayininde hata yapılarak itirazın iptali davasının reddine karar verilmesinin hatalı olduğu-
01.10.2011 tarihine kadar olan dönemde bankalarca kredi kartı hamilleri aleyhine açılan ve istisnalar dışında kalan davalarda görevli mahkemenin, dava değerine göre genel mahkemeler sıfatıyla sulh veya asliye hukuk, bu tarihten sonraki davalarda ise HMK’nun 2/1. maddesi uyarınca dava değerine bakılmaksızın asliye hukuk mahkemesi olduğu- 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un yürürlüğe girmesinden sonra oluşacak banka kredi kartı uyuşmazlıklarında görevli mahkemenin, bu kanunun 3/1-k-l, 4/3, 73/1, 83/2 ve geçici 1. maddelerinde yer alan hükümler çerçevesinde belirlenmesi gerektiği-
Alacağın hesaplanmasında ticari kredi için belirlenen faiz oranını taşıt kredisi için, taşıt kredisi için hesaplanan faiz oranın ise ticari kredi için uygulandığı anlaşıldığından, kazanılmış haklar gözetilerek ve davacı bankanın bilirkişi raporuna olan itirazı değerlendirilerek ek rapor alınması gerektiği-
Takipten sonra, davadan önce yapılan ödemeler bakımından dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığı, HMK 'unun 114. maddesinde dava şartları arasında sayılan hukuki yararın yargılamanın her safhasında resen gözetilmesi gerektiği-
Her iki kol omuzdan ampute olması nedeniyle kredi sözleşmesine imza atmasının mümkün olmadığını iddia eden davalının Noterlik tarafından düzenlenen imza beyannamesinde; kalemi ağzı ile tutarak imza attığı, bu imzanın kendisinin bankalarda yapılacak her türlü işlemlerde kullanılacağını beyan ettiği davaya konu kredi sözleşmesinin bu tarihten sonra imzaladığı, kredinin davalı tarafından kullanıldığı anlaşıldığından, mahkemece kredi sözleşmesindeki imza ile noter tarafından düzenlenen belgedeki imza beyannamesinde bulunan imzalar üzerinde karşılaştırma yapılıp bilirkişi raporu doğrultusunda değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerektiği-
İtirazın iptali davasında, dava takip borçlusuna karşı açıldığından HMK. nın 124. maddenin uygulanma imkanı bulunmadığı, davacı vekili takibe alacak davası olarak devam edileceğini bildirdiğinden itirazın iptali davasının alacak davasına dönüştürülmesi mümkün bulunduğu ve artık HMK'nın 124. maddesi işlerlik kazandığı-
Dava tarihinde (28.05.2015) yürürlükte bulunan 6502 s. Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun uyarınca, ödenmeyen kredi kartı harcama bedellerinin tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali davasında tüketici mahkemesinin görevli olduğu
