İtirazın iptali davasının reddine karar verildiğine göre, dava konusu edilen her iki takip dosyasındaki toplam alacak miktarı üzerinden, davalılar yararına bu miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT. uyarınca nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği-
Faturalara dayanan alacağın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemi- Faturalara dayanan alacağın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin davada, mahkemece, davalı şirket yetkilisi ve dava dışı şahsın davacı şirket yetkilisinin oğlunun hesaplarına yollanan paralara ilişkin dekontlardaki ödemelerin, davacı vekili tarafından tevil yoluyla kabul edildiği belirtilmişse de, davacı vekili tarafından sunulan dilekçede ödemeler konusunda tevil yollu bir kabul bulunmayıp, ödemenin başka bir şahıs hesabından dava dışı başka bir şahıs hesabına yapıldığı belirtilerek ödemeler kabul edilmemiş olduğundan, mahkemece bu husus üzerinde durularak ayrıca tarafların delilleri toplanarak ticari defter ve belgeler üzerinde bilirkişi aracılığıyla inceleme yaptırılarak alınacak rapor ve toplanacak deliller doğrultusunda bir karar verilmesi gerektiği-
Yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılmayacağı- Dava açılırken yatırılması gereken harçların yatırılması hususunda davacıya kesin mehil verilmesi gerektiği-
HMK. mad. 186 uyarınca, mahkemece, tahkikat safhasından sonra sözlü yargılama ve hüküm için tayin olunacak gün ve saatte mahkemede hazır bulunmak amacıyla iki taraf davet edilerek son sözleri sorulup hüküm verilmesi gerektiği-
Borçlunun, (kendisi adına ödenen vergi sigorta ve kredi kartı ödemelerini) yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilecek konumda bulunması nedeniyle alacağın likit ve muayyen nitelikte olduğunun kabulü ile icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği-
Faturaya dayalı alacağın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali davasında, takip 5 adet faturaya dayandığından her bir fatura ile ilgili olarak mal tesliminin yapılıp yapılmadığı belirlenip sonucuna göre bir karar vermek gerektiği-
Tahkikatın bittiği bildirilerek sözlü yargılamaya geçildiği belirtilip mazeret bildiren davalı vekiline herhangi bir tebligat çıkarılmaksızın aynı celse karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu- Faiz oranına davalı borçlu tarafından itiraz edilmesine karşın, mahkemece "itirazın iptaline" denilmek suretiyle takibin yasal dayanağı belirtilmeyen %17 faiz oranı ile devam etmesine imkan sağlamasının isabetsiz olduğu-
İtirazın iptali davasının, icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçladığı- Takip tarihi ile dava tarihi arasında ödeme mevcut ise, bu ödemeler yönünden dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığı, sadece ödeme tarihlerine kadar talep varsa takip tarihinden itibaren temerrüt faizi verilebileceği- Davadan sonra yapılan ödemeler infazda dikkate alınacağından, bunların alacaktan mahsubunun mümkün olmadığı-
Borçlu-asil, yalnız başına (vekalet sözleşmesi imzaladığı avukatına) ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilecek konumda olduğundan, alacağın (vekalet ücretinin) likit ve muayyen nitelikte olduğunun kabulü ile icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği-
Gerekçe içerisinde çelişki yaratılmış olması halinde, hükmün bozulması gerektiği-
