Vekalet sözleşmesinden doğan ücret alacağı iddiasına dayalı başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin davada, mahkemece, avukatlık ücret sözleşmenin imzalandığı tarihte murisinin fiil ehliyeti ve akıl sağlığının yerinde olup olmadığı ve sözleşme altında yer alan imzanın murisi ait olup olmadığı yönünden tarafların belirttiği delillerin toplanması ve yöntemince adli tıptan alınacak rapor sonucu bir karar verilmesi, yapılacak inceleme sonucunda murisin sözleşmenin yapıldığı sırada akıl sağlığının yerinde olduğu ve imzanın murise ait olduğu tespit edilir ise davalıların, davacı avukatın görevini yapmadığı iddiaları da dikkate alınarak davacının istifasının haklı olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği-
Davacının ceza dosyasına dayanmış olması ve delillerinin ceza dosyasında bulunduğu dikkate alınarak; kredi sözleşmesi, ödeme belgeleri, hesap ekstreleri ve dava konusu krediye ait tüm belgelerin aslı veya onaylı örnekleri getirtilerek delillerin toplanması, gerektiğinde bilirkişi incelemesi de yapılarak ödenmeyen kredi borcu taksitlerinin tahsili için başlattığı takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin davada karar verilmesi gerektiği-
Bireysel krediler tüketici kredilerinin çeşitlerinden olup, davacı bankanın vermiş olduğu hizmet mesleki ve ticari amaçlı olup, davalı da tüketici olduğundan taraflar arasındaki itirazın iptali davasının tüketici mahkemesinde görülmesi gerektiği-
Davalı tarafından itirazın iptali istemiyle açılan davanın, haksız haciz nedeniyle manevi tazminat istemiyle açılan davanın sonucunu etkileyeceği; sonucunun beklenmesi gerektiği-
İpoteğin paraya çevrilmesi talebinin kefalet olarak kabulüyle 4077 s. K. mad. 10 gereğince davalı hakkında yapılan takibin geçersiz olduğu gerekçesiyle itirazın iptali davasının reddine karar verilmesinin hatalı olduğu-
Vekalet sözleşmesinden kaynaklanan para alacağına ilişkin davanın, para borcu alacaklıya götürülerek ödenmesi gereken borçlardan olduğundan, davacının ikametgahı mahkemesinde de açılabileceği-
Kendisini vekille temsil ettirmediği halde davalı lehine vekalet ücreti hükmedilmesinin hatalı olduğu-
% 20 olarak değiştirilen icra inkar tazminatı oranının 5.7.2012 tarihinde yürürlüğe girdiği ve bu hüküm ancak bu maddenin yürürlüğünden sonraki takipler de uygulanabileceği-
Davalı şirket hakkında davacı kurumca 4857 sayılı Kanun'un 30. maddesine göre çalıştırmak zorunda olduğu özürlü kontenjanı açığını kapatmadığı için tahakkuk ettirilen idari para cezasına davalı şirketin itiraz ettiği, Sulh Ceza Mahkemesinin itirazın reddine karar verdiği, bu karara karşı yapılan itiraz üzerine Asliye Ceza Mahkemesince itirazın reddedildiği ve idari para cezasının kesinleştiği ve bunun üzerine ilamsız icra takibi yapıldığı görülmekle, davacı idari para cezasının tahsili konusunda takip yapmakta hukuki yararının her aşamada bulunduğu ve icra takibine girişilmesi için kesinleşmesine gerek olmadığından mahkemece itirazın iptali davasında işin esasının incelenmesi gerektiği- "takip konusu alacağın takip tarihi itibariyle muaccel olmadığı" gerekçesiyle davanın reddedilmesinin hatalı olduğu-
Hizmet sözleşmelerinden doğan işçilik alacaklarına ilişkin uyuşmazlıkların iş mahkemelerinde görülmesi gerektiği-
