Davacının davayı somutlaştırma yükü, hakimin de davayı aydınlatma yükümlülüğü bulunduğu göz önüne alınarak, davacının 5 yıllık çalışma süresi boyunca hiç yıllık izin kullanmadığı hayatın olağan akışına ters olduğundan, davacının bu konuda beyanı alındıktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilip, sonucuna göre karar verilmesi gerektiği-
Davacı kooperatif vekilince dava dilekçesinde talep ettiği tazminat tutarı ile tazminat tutarının dayanağı olarak gösterdiği müfettiş raporunda belirtilen zarar farklı miktarlarda olduğundan, mahkemenin davacıya mülga 1086 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 75/2. maddesi ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 31. maddesi gereğince talebe ilişkin bu çelişkili durumu açıklattırılarak buna göre hüküm kurması gerekirken aksi yönde işlemle faiz tutarı bakımından ret kararı verilmesinin hatalı olduğu-
Islah dilekçesinin verilmesinden itibaren iki haftalık süre geçtikten sonra yapılan zamanaşımı def'inin geçerli sayılabilmesi için davacının açıkça muvafakat etmesi gerektiği, somut olayda, davalı vekilinin süresinde sunmuş olduğu cevap dilekçesi ile zamanaşımı itirazında bulunmasına rağmen mahkemece davalı yönünden davaya karşı yapılan zamanaşımı savunması dikkate alınmadan hüküm verilmiş olması hatalı olduğu-
Davacı iş akdinin feshedildiği tarihe kadar aralıksız çalıştığını iddia ettiğinden, davacının çalıştığı şirkete ait ticaret sicil kayıtları, Sosyal Güvenlik Kurumu tescil görüntüleme bilgileri, davacının işe giriş ve işten ayrılış bildirgeleri getirtilmesi, taraf tanıkları da yeniden dinlenerek dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilerek dava dışı şirket ile davalı arasında asıl alt işveren ilişkisi, iş yeri devri , organik bağ veya başkaca bir bağlantı olup olmadığı durumu netleştirilmeli ve sonucuna göre hizmet süresi belirlenmesi gerektiği- Davacının davayı somutlaştırma yükü, hakimin de davayı aydınlatma yükümlülüğü bulunduğu göz önüne alınarak, davacının 8 yıllık çalışma süresi boyunca hiç yıllık izin kullanmadığı hayatın olağan akışına ters olduğundan, davacının beyanı alındıktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilip, sonucuna göre karar verilmesi gerektiği-
Dava açıldığı tarihte, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesini imzalayan murisin halefi konumunda olan davacının TBK. mad. 113/1 uyarınca, sözleşmenin tarafı olan murisin yerine geçerek onun halefi sıfatıyla diğer mirasçılarla birlikte hareket etmeksizin nama ifa isteyebileceği-
Öncelikle davayı aydınlatma yükümlülüğü kapsamında tarafların alacağa hak kazanma koşullarına davacının bu koşulları gerçekleştirip gerçekleştirmediğine ilişkin beyanları alınması gerektiği, ayrıca belirtmek gerekir ispat yükü işçiye ait olmakla birlikte, bu noktada kayıtların ibrazı külfetinin davalı tarafa ait olduğu, davalı taraftan alacağa hak kazanmaya ilişkin düzenleyici hükümleri içeren kayıtlar ve hesaba ilişkin kayıtlar istenilerek, tarafların usulüne uygun dayandığı tüm deliller toplandıktan sonra delillerin bir arada değerlendirilmesi suretiyle, davacının performans prim ücretine hak kazanıp kazanmadığı konusunda bir karar verilmesi gerektiği-
Davacının davayı somutlaştırma yükü (HMK m.194), hakimin de davayı aydınlatma yükümlülüğü (HMK m. 31) bulunduğu göz önüne alınarak, davacının 7 yıllık çalışma süresi boyunca hiç yıllık izin kullanmadığı hayatın olağan akışına ters olduğundan, davacının beyanı alındıktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilip, sonucuna göre karar verilmesi gerektiği- Mahkemece hükme esas alınan ek bilirkişi raporunda, fazla çalışma ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı hesaplanırken, 2010 sonrasında davacıya ait imzasız ücret bordrolarında ilgili alacaklara ilişkin tahakkukların bulunduğu ve bu miktarların aynen bankaya ödendiğinin tespit edilmesi sebebiyle davacının bu döneme ilişkin fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının bulunmadığı kabul edilmiş olsa da, ancak 2010 yılı ve sonrasına ait imzasız bordrolarda yer alan fazla çalışma tahakkukların sürekli olarak aylık üç saat şeklinde olduğu, tespit edilen çalışma saatlerine göre sembolik nitelikte bulunduğu; ulusal bayram ve genel tatil ücretine ilişkin tahakkukların ise zamsız olduğu anlaşıldığından, sembolik ve zamsız nitelikte olan bu miktarların ilgili alacaklardan mahsubu gerektiği-
Somut olayda davacı vekili tüm çalışma süresince yıllık izin haklarının kullandırılmadığını iddia ettiğinden, mahkemece, davacının davayı somutlaştırma yükü (HMK m.194), hakimin de davayı aydınlatma yükümlülüğü (HMK m. 31) bulunduğu göz önüne alınarak, davacının çalışma süresi boyunca hiç yıllık izin kullanmadığı hayatın olağan akışına ters olduğundan, davacının beyanı alındıktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilip, sonucuna göre karar verilmesi gerektiği-
Davacının davayı somutlaştırma yükü (HMK m.194), hakimin de davayı aydınlatma yükümlülüğü (HMK m. 31) bulunduğu göz önüne alınarak davacının yıllık izinlerini eksik kullandığını iddia ettiği dönem açısından beyanı alınıp iddiasını somutlaştırdıktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilip, sonucuna göre karar verilmesi gerektiği-
Davacı vekili süre belirtmeksizin yıllık izin haklarının kullandırılmadığını iddia ettiği davada, mahkemenin, ispat yükü üzerinde olan işverence imzalı yıllık izin defteri ve eşdeğer belge sunulmadığı gerekçesiyle davacının toplam hizmet süresine göre 13 yıllık dönemde hiç izin kullanmadığı 9 yıllık ücretli izin alacağını hüküm altına aldığı anlaşıldığından, davacının davayı somutlaştırma yükü, hakimin de davayı aydınlatma yükümlülüğü bulunduğu göz önüne alınarak, davacının çalışma süresi boyunca hiç yıllık izin kullanmaması hayatın olağan akışına ters olduğundan, davacının beyanı alındıktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilip, sonucuna göre karar verilmesi gerektiği-