Bono üzerinde adı geçen kişinin asıl borçlu olarak ismi yazılı bulunduğundan bonodan kaynaklanan borç nedeniyle sorumluluğunun söz konusu olduğu, bono metninde yer alan Limited Şirket ise asıl borçluya aval veren durumunda olup bono üzerindeki her iki imza asıl borçlu ile aval veren yönünden atılmış bulunduğundan, asıl borçlu durumunda bulunan ihtiyati hacze itiraz eden gerçek kişinin itirazının reddedilmesi gerekirken mahkemece imzaların kaşe üzerinde bulunması hususu yanlış değerlendirilerek ihtiyati hacze itirazın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı-
İhtiyati haciz taleplerinin kabulüne ilişkin kararlar bakımından istinaf incelemesinin yapılabilmesi için, ihtiyati haciz kararına itiraz hakkında öncelikle mahkemenin usulüne uygun ve gerekçeli şekilde yazılmış bir kararının mevcut olmasının zorunlu olduğu-
İhtiyati hacze konu çek adi iş ortaklığını oluşturan şirketlerin imzalarıyla keşide edilmiş olup ihtiyati haczin adi ortaklığı oluşturan her ortak hakkında talep edilmesi gerektiği-
Borç mutabakat yazısı vs. belgeler kapsamında ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesinin isabetli olduğu-
İhtiyati haciz kararına itirazın kabulü ile ihtiyati haciz kararının kaldırıldığı gözetildiğinde, kendisini vekille temsil ettirmiş olan muteriz yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, karşı taraf (alacaklı) yararına vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmadığı gibi, yapılan yargılama giderlerinin ihtiyati haciz kararına itiraz eden üzerinde bırakılmasının da doğru olmadığı-
İhtiyati haciz talep eden vekilinin başvurusu üzerine ihtiyati hacze karar verildiği, muteriz tarafından ihtiyati hacze itirazda bulunulduğu, bu itibarla, mahkemece, taraflara usulüne uygun duruşma gününü bildirir tebligat gönderilip, beyanları alınarak vaki itiraz hakkında bir karar verilmesi gerekeceği-
İhtiyati hacze konu 44 adet bonodan 36 adedinin vadesi henüz gelmediği ve vadesi gelmemiş borçtan dolayı ihtiyati haciz verilebilmesi için gerekli olan durumların (İİK. mad. 257/2) söz konusu olmadığı anlaşıldığından, mahkemece, taraflar arasında düzenlenmiş bonolardan herhangi birinin vadesinde ödenmemesi halinde diğerlerinin muacceliyet kazanacağına ilişkin şartın, taraflar arasında ayrı bir muacceliyet sözleşmesinin bulunmaması karşısında geçersiz olduğu gözetilerek vadesi gelmeyen bonolar yönünden ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği-
Borçlu tarafından ileri sürülen "borcun zamanaşımına uğramış olduğu" iddiasının İİK. mad. 265 'te belirtilen itiraz sebeplerinden olmadığı-
Çekten kaynaklanan borcun alacaklısının, borçlunun yerleşim yerinde, birden fazla borçlu bulunması halinde borçlulardan birinin yerleşim yeri çekin keşide yeri veya ödeme yerinde ihtiyati haciz talebinde bulunabileceği- Muhatap bankaya ibraz edilen ve karşılıksız kalan çeke dayalı borç, bu şekilde aranması tüketildikten sonra götürülecek borç niteliği kazandığından, HMK. mad. 10 gereğince ifa yeri olarak TBK’nın 89. maddesinde belirtilen alacaklının yerleşim yeri mahkemesinin de ihtiyati haciz talebinde yetkili mahkeme haline geleceği-
İhtiyati hacze konu alacağın kesin olarak ispatı gerekmeyip, yaklaşık ispatın yeterli olduğu, dolayısıyla senette tahrifat yapıldığı yönündeki itirazın İİK'nın 265/1. maddesindeki sınırlı itiraz sebepleri arasında bulunmadığı, ancak ileride açılacak bir menfi tespit davasının konusu olabileceğinin nazara alınmaması yerinde olmadığı gibi, infazda tereddüt yaratacak şekilde karar verilmesinin de doğru olmadığı-
