Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; somut olayda, davacının geçici hukukî koruma isteminin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun(HMK) 389 ve devamı maddelerinde düzenlenen ihtiyatî tedbir mi, yoksa 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun(İİK) 257 ve devamı maddelerinde düzenlenen ihtiyatî haciz niteliğinde mi olduğu, buradan varılacak sonuca göre eldeki davada alacaklı yararına ihtiyatî haciz/ihtiyatî tedbir kararı verilmesi koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği-
İİK. 265 maddesi gereğince öncelikli olarak ihtiyati haciz kararının ilgiliye tebliği, bu tebliğden sonra yokluğunda karar verilen kişinin itiraz etmesi üzerine mahkemece bu itiraz dilekçesinin davacıya tebliği ile mutlak surette duruşma günü verilmesi gerektiği, belirlenen duruşma gününde tarafların gelmesi halinde beyanları alınmalı bu beyanların alınmasından sonra ya da taraflar gelmese bile sonucuna göre itiraz konusunda karar verilmesi gerektiği- Eldeki dosyaya baktığımızda davacının talebi üzerine mahkemesince 19.02.2021 tarihli ara karar ile ihtiyati haciz talebinin kabulü kararı verilmiş olup, bu kararın davalıya tebliği üzerine davalı tarafından ilk derece mahkemesinin itiraz yoluna başvurulması gerektiği halde itiraz kanun yolu tüketilmeden doğrudan istinaf yolu ile dosyanın daireye gönderilmesinin hatalı olduğu-
İİK.’nun ihtiyati haciz kararına itiraz ve temyiz başlıklı 265/son fıkrası hükmüne göre; ihtiyati hacze itiraz üzerine verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulabileceğinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin bu başvuruyu öncelikle inceleyeceğinin ve verdiği kararların da kesin olduğunun belirtildiği, temyize konu kararın da; ihtiyati haciz kararına itiraz üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilmiş olup kesin nitelikte olduğu, kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da temyiz dilekçesinin reddine karar verilebileceği-
Davanın tasarrufun iptali davası olduğuna, ipotek takyidatının hukuki yararın varlığına menfi bir etkisinin bulunmadığına, dosya borcunun karşılanarak haczin fek edilme durumunun söz konusu olmadığına, yaklaşık ispatın ortaya konulduğuna, İİK’nın 281/II fıkrası hükmüne göre hâkimin iptale tabi tasarrufların konusu olan mallar hakkında alacaklının talebi üzerine ihtiyati haciz kararı verebileceğine, somut olayda da iptali istenen tasarruf için açılmış olan işbu tasarrufun iptali davasında, alacaklının davasının kabulü halinde alacağına kavuşmasını tehlikeye düşürmemeye yönelik olarak ihtiyati haciz kararı verildiğine, esasa ilişkin itirazların İİK'nın 265. maddesinde öngörülen itiraz nedenlerinden olmadığına göre davalı vekilinin istinaf başvurusu yerinde olmadığı-
TBK'nun 19 ve İİK'nun 277 vd. maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali isteğine dayanan davada, İİK'nun 265. maddesine göre aleyhine ihtiyati haciz verilen taraf mahkemenin yetkisine, teminata ve ihtiyati haczin dayandığı nedenlere dayanarak itiraz ileri sürülebileceği- Davalının istinaf başvuru dilekçesinde ileri sürdüğü istinaf sebepleri, davanın esasına ilişkin olup mahkemece yaklaşık ispat kuralına göre değerlendirme yapılarak, İİK'nun 281/2. maddesi gereğince verilen ihtiyati haciz kararına karşı, davalı vekillerinin itirazı üzerine açıklanan gerekçe ile ihtiyati hacze itirazın reddine karar verilmesinde dosya kapsamı ile usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı-
Kanun yoluna başvuru imkanını düzenleyen HMK'nun 394/5. madde gerekçesinde de belirtildiği gibi ihtiyati tedbir kararı verildikten sonra, mevcut olan durum ve koşulların dava sırasında birden fazla değişmesinin mümkün olabildiği ve her seferinde itiraz edilebildiği, her itiraz üzerine verilen karara karşı kanun yoluna başvurulması, ihtiyati tedbir kararlarına karşı başvurulması öngörülen istinaf yolundan beklenen amacın tam tersine bir sonuç doğuracağı- Durum ve koşulların değişmesi sebebiyle yapılan itiraz üzerine verilen kararlara karşı ancak esas hükümle birlikte kanun yoluna başvurulabileceğinden, ihtiyati haciz veya tedbir kararının kesinleşmesinden sonra ihtiyati haczin ve ihtiyati tedbirin kaldırılması talebine ilişkin verilen kararlara yönelik istinaf yoluna başvurulmasının mümkün olmadığı, bu kapsamdaki kararlar ara karar niteliğinde olup esas hükümle birlikte istinafının kabil olduğu-
Davanın tasarrufun iptali davası olduğuna, yaklaşık ispatın ortaya konulduğuna, İİK’nın 281/II fıkrası hükmüne göre hâkimin iptale tabi tasarrufların konusu olan mallar hakkında alacaklının talebi üzerine ihtiyati haciz kararı verebileceğine, somut olayda da iptali istenen tasarruf için açılmış olan işbu tasarrufun iptali davasında, alacaklının davasının kabulü halinde alacağına kavuşmasını tehlikeye düşürmemeye yönelik olarak ihtiyati haciz kararı verildiğine, aciz hali ve esasa ilişkin itirazların İİK'nın 265. maddesinde öngörülen itiraz nedenlerinden olmadığına göre davalı vekilinin istinaf başvurusu yerinde olmadığı-
Teminatsız ihtiyati haciz kararı verilmesine ilişkin karara yönelik istinaf başvurusunda, ihtiyati haciz kararına karşı yapılan itiraza ilişkin inceleme usulü İİK'nun 265/4. maddesinde düzenlendiği, anılan maddede, mahkemenin itiraz üzerine iki tarafı davet edip gelenleri dinledikten sonra, itirazı varit görürse kararını değiştirebileceği veya kaldırabileceği, iki taraf da gelmezse evrak üzerinde inceleme yaparak karar verebileceği belirtilmiş olmasına göre; itirazın duruşma açılarak incelenmesinin yasal zorunluluk olarak kabul edildiği, mahkemece, bu husus gözardı edilerek, itirazın dosya üzerinden incelenmesinin doğru görülmediği-
Somut olayda, bir kısmı vadesi gelmemiş bonolara dayalı olarak ihtiyati haciz talep edilmiş olup, sunulan muacceliyet sözleşmesi ile senetlerden birinin gününde ödenmemesi halinde diğer senetlerin muaccel olacağı kararlaştırıldığı- Sözleşme serbestisi kapsamında muacceliyet şartının geçerli olup tarafları bağlayacağı- İtiraz eden vekili ; Türk parasını koruma hakkındaki 32 sayılı karara dayalı olarak alacağın geçerli olmadığını ileri sürmekte ise de ; ilgili tebliğin 8.maddesi kapsamında kalmayan sözleşmeye (ecrimisil alacağı) porotokole bağlı olarak talebi dayanak bonoların verildiği ,borç ikrarı içerdikleri ,senedin verilmesinin bir protokole bağlanması senetlerin teminat olarak verildiğinin kabulünü gerektirmeyeceği- Ayrıca tebliğde düzenlenen kıymetli evrakların da 32 sayılı karar kapsamı dışında tutulmuş olduğu- İİK 265.m. ihtiyati hacze itiraz nedenleri sınırlı olarak sayılmış olup, itirazların söz konusu maddede yer alan itiraz nedenleri arasında bulunmadığı gibi yetki itirazının da yerinde olmadığından ihtiyati haciz kararına yapılan itirazın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği-
Somut olayda, ihtiyati hacze itiraz eden borçlunun genel kredi sözleşmesindeki imzayı inkar etmesi nedeniyle değerlendirmeye alınmayacağı ve ihtiyati haciz de davalının ikametgahının yetkili olduğu gerekçesiyle yetki itirazı kabul edilerek ihtiyati haciz kararının kaldırıldığı- İİK'nun 265. maddesinde ihtiyati hacze itiraz sebepleri sınırli olarak sayılmış olup, genel kredi sözleşmesinde imza itirazı bu madde kapsamında değerlendirilecek bir itiraz olmayıp, açılacak bir menfi tespit davasının konusunu oluşturacağından mahkemece adi bir senet niteliği olmayan genel kredi sözleşmesinin HMK'nun 209/3. maddesi de gözetilmeden imza inkarı nedeniyle değerlendirmeye alınmayacağı gerekçesiyle yetkili mahkemenin belirlenmesinin isabetli olmadığı- Alacaklı banka tarafından hesap kat edilmiş, alacak muaccel hale gelmiş olup, ihtiyati haciz dayanağı olarak sunulan genel kredi sözleşmesinin "Yetki" başlıklı 61. maddesinde sözleşmenin ifa yeri olarak İstanbul Merkez mahkemeleri belirlenmiş olmasına göre, HMK'nun 10. maddesi uyarınca mahkemenin ihtiyati haciz talebinde yetkili olduğu- İhtiyati haczin yetkili mahkemeden istendiği gözetilerek ihtiyati hacze itirazın reddine karar verilmesi gerektiği, bununla birlikte dosyada yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus bulunmadığından, ihtiyatı haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK'nun 353/1-b/2 maddesi uyarınca ihtiyati hacze itirazın kabulüne ilişkin kararını kaldırılmasına ve ihtiyati hacze yönelik itirazın reddine karar verildiği-