Takip dayanağı belgelerin (kat malikleri kurulu kararları ve faturaların) –İİK. 58/3, 61/I uyarınca- takip talebi ve ödeme emri örneğinde belirtilmiş olmasına rağmen, bunların ödeme emri ekinde borçluya tebliğ edilmemiş olması halinde, mahkemece “ödeme emrinin iptaline” karar verilmesi gerekeceği–
“İtiraz” ile “şikayet”in birbirinden ayrı ayrı kurumlar olup, aralarında ‘nitelik’ ve ‘sonuç’ bakımından farklar bulunduğu; takibin esasına ilişkin olarak icra dairesi’ne yapılan itirazın, icra mahkemesine yapılan şikayetin incelenmesine engel teşkil etmeyeceği–
Takip dayanağı belgenin aslının veya onaylı örneğinin alacaklı tarafından icra dosyasına verilmemiş olması halinde, borçlunun şikayeti üzerine, icra mahkemesince «ödeme emrinin iptaline» karar verilmesi gerekeceği-
“Takip talebine ve ödeme emrine takibe dayanak belgelerin eklenmediği” yolunda süresinde icra mahkemesine yapılmış bir şikayet bulunmadığından, bu konudaki eksikliğin “itirazın kaldırılması” aşamasında dikkate alınmayacağı-
«Joint venture»nin, âdi ortaklığa benzemekte olup, «iki veya daha fazla işletmenin, belli bir amaca ulaşmak için katkılarını birleştirdikleri bir ortaklık» olup, tüzel kişiliği bulunmadığından taraf ehilyetleri olmadığı, ortakların, ortaklık borçlarından dolayı alacaklılara karşı doğrudan doğruya ve sınırsız olarak tüm malvarlıklarıyla sorumlu olduğu; yapılacak icra takibinde adi ortakların ayrı ayrı takip talebinde gösterilip yine ayrı adlarına ödeme emri gönderilmesi gerekeceği, iş ortaklığının gerçek ve tüzel kişiliği bulunmadığından iş ortaklığı hakkında yapılan takibin iptali gerekeceği-
Alacaklı kooperatifin feshedilip, Ticaret Sicili Gazetesinde de bu feshin yayınlanması ile kooperatifin tüzel kişiliğinin sona ereceği, buna bağlı olarak kooperatifçe vekile verilen vekaletin de son bulacağı; bu nedenle kooperatif adına vekilin yaptığı işlemlerin de geçerli olmayacağı-
“İtiraz” ve “şikayet” arasında nitelik ve sonuç farkları bulunduğundan, borçlunun ödeme emrine karşı hem “itiraz” ve hem de “şikayet” yoluna başvurabileceği – Borçlunun yasal süre içinde icra dairesine başvurarak “örnek:7 ödeme emri”ne itiraz etmiş olmasının, aynı zamanda şikayet yoluyla icra mahkemesinden ödeme emrinin iptalini istemesine engel teşkil etmeyeceği-
Takip dosyasının işlemden kaldırılması üzerine alacaklının (haciz isteyebilmek için) takip talebini de (md. 58) yenilemesine ve borçluya yeni bir ödeme emri gönderilmesine gerek olmadığı, çünkü, kesinleşmiş olan takibin devam ettiği; yani derdest olduğu-
Kural olarak müvekkilin ölümü ile vekalet ilişkisinin sona ereceği, ancak müvekkilinin veya mirasçılarının bizzat işlerini görebilecek hale gelinceye kadar görevini sürdürmekle yükümlü olduğu-