İcra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişilerin yargılama ve takip giderleri ile karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin (icra takiplerinde icra dairesinin) belirleyeceği teminatı göstermek zorunda oldukları; kişilerin karşılıklılık esasına göre teminat göstermekten muaf tutulabilecekleri–
Ölü kişi hakkında takip yapılamayacağı gibi, bu şekilde başlatılan bir takibin mirasçılara da yöneltilemeyeceği– (Not: 6100 sayılı yeni HMK’ nun 124/4 maddesindeki “dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hakim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir.” şeklindeki yeni düzenleme nedeniyle, bu kararlar önemini yitirmiştir…
Takip talebinde, takip dayanağı ilamda isimleri ayrı ayrı gösterilmiş olan alacaklıların hepsinin belirtilmeyip, bir alacaklının ismi yazıldıktan sonra ‘ve arkadaşları’ ibaresi yazılarak yapılan icra takibinin usulsüz sayılmayacağı–
Takip dayanağı belgenin aslının veya onaylı örneğinin alacaklı tarafından icra dosyasına verilmemiş olması halinde, borçlunun şikayeti üzerine, icra mahkemesince «ödeme emrinin iptaline» karar verilmesi gerekeceği-
Sadece «takip talebi»nde veya hem «takip talebi»nde ve hem de «ödeme (icra) emri»nde, takip konusu yabancı para alacağının Türk parası ile tutarının (karşılığının) '- «harca esas değer» olarak- gösterilmemiş olması halinde, icra mahkemesince doğrudan doğruya (kendiliğinden) veya (süresiz) şikayet yoluyla yapılacak başvuru üzerine «takibin iptaline» karar verilmesi gerekeceği, İİK. 58/II-3 hükmünün devletin hükümranlık hakları ve kamu düzeniyle ilgili bir hüküm olduğu–
İİK. 58/3 v e 41 uyarınca; ilamda hükmedilen yabancı para alacağının Türk parası karşılığının, hem ‘takip talebi’ hem de ‘icra emri’nde gösterilmesinin zorunlu olduğu–
Takip dayanağı ilamda "yabancı para alacağının tahsil tarihindeki kur üzerinden TL karşılığının istenebileceği" hükme bağlanmış olduğundan bu durumda alacaklının BK. 83/son maddesindeki (şimdi; TBK. mad. 99/3) tercih hakkı ortadan kaldırılarak borcun ödenme şekli açıkça düzenlenmiş bulunduğundan, icra dairesince (icra mahkemesince) ilamın infaz edilecek hüküm kısmının yorum yolu ile değiştirilemeyeceği-