“Kira alacağının tahsili ve kiralanan taşınmazın tahliyesi” isteği ile başlatılan takip talebinde “alacağın icra yoluyla tahsili”ne dair isteğin, “haciz” talebini de kapsayacağı-
Yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde, alacaklının vade veya fiili ödeme günüdeki rayice göre Türk parasının karşılığının ödenmesini isteyebileceği - Takibe konu ilamda dava tarihinden itibaren faize hükmedildiğinden, tercih hakkı ortadan kaldırılmış olmakla, hükmedilen asıl alacağa, dava tarihinden takip tarihine kadar yabancı para cinsinden faiz taahhuk getirildikten sonra bulunacak alacağın takip tarihi itibariyle TL’ye çevrilmesi gerekeceği-
Tüketici kredilerinden dolayı, asıl borçlu hakkında başlatılan takip sonuçlandırılıp takip semeresiz kaldıktan sonra, kalan alacak için kefil hakkında takipte bulunulabileceği-
Borçlu vekilinin icra mahkemesine başvurarak; faizin başlangıç tarihine, faiz oranının kaynağına ilişkin belgenin ödeme emri ekinde gönderilmediğine” dair, İİK.’nun 58/3 ve 61/I maddesine dayalı olarak “ödeme emrinin iptali”ni istemesinin “şikayet” niteliğinde olduğu-
“Avalist” konumundaki kişi hakkında bonoya dayanılarak takip yapılabileceği; bunun ya başlangıçta esas borçlu ile birlikte aynı takip dosyasından veya onun hakkında ayrı bir takip yapılarak daha önce başlatılmış olan borçlu hakkındaki takiple birleştirilerek yürütülebileceği-
Takip konusu alacaktan alacaklının vazgeçmesinin, takipte istenen tüm alacaklardan vazgeçilmesi anlamına geleceği, bu alacakların içine; alacaklı ile vekili arasındaki iç ilişkiyi ilgilendiren “vekalet ücreti alacağı”nın da gireceği-
‘Takip talebi’ne uygun olarak düzenlenmeyen ödeme emrinin süresiz şikayet yolu ile iptali gerekeceği–