Davacı borçlunun, usulsüz tebligatlarla takibi kesinleştirip, evinin satılması suretiyle uğradığı zararın ödettirilmesi için takip alacaklısına karşı tazminat davası açamayacağı-
Gecikmiş itirazın ön koşulunun usulüne uygun bir tebligatın varlığı olduğu-
Mahkemece taraf ehliyeti yokluğu nedeniyle re’sen takibin iptaline karar verilmesi gerekirken borca itirazın esasının incelenip takibin iptaline karar verilmesi isabetsiz ise de, sonuçta takip iptal edildiğinden bu hususun bozma nedeni yapılmamasının yerinde olduğu-
Takip talebinde alacağın Amerikan Doları olarak gösterildikten sonra, Türk parası karşılığının “harca esas değer” olarak belirtilmiş olmasına rağmen, ödeme emrinde bu kurala uyulmamış olması halinde, kamu düzeni ve devletin hükümranlık haklarıyla ilgili olan bu husus, takibin her safhasında doğrudan doğruya gözetileceğinden, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” (ya da alacaklının “itirazın kaldırılması isteminin reddine”) karar verilmesi gerekeceği-