Hukuk davalarında olduğu gibi icra takibinin taraflarının da “taraf ehliyeti”ne sahip olmaları gerektiği, yalnız gerçek ve tüzel kişilerin taraf ehliyeti bulunduğundan, alacaklının başlattığı takipte borçlu olarak “Kütahya Devlet Hastanesi Baştabipliği”, “Ankara Üniversitesi Döner Sermaye İşletme Müdürlüğü”, “Birecik Kaymakamlığı”, “Verim Tarım Tarımsal İlaç, Gübre ve Tohum Bayii Toprak Tahlil Laboratuvarı”, “Karlıova Yatılı İlköğretim Bölge Okulu”, “Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumu Sincan Çocuk Yuvası”, “Yurt Gıda A.Ş. Tadımsal Ltd. Şti. Maliye Bakanlığı Ortak Girişimi”, “Karaman 82. Yıl Devlet Hastanesi Baştabipliği”, “N. Petrol E.can Akaryakıt”, “48. İç Güvenlik Tugay Komutan Yardımcılığı Askeri Garnizon Müdürlüğü”, “D.cilik Müsteşarlığı Çanakkale Bölge Müdürlüğü”, “Kırşehir Sağlık Müdürlüğü”nü göstererek yapmış olduğu “takibin –borçlunun pasif husumet ehliyeti bulunmadığından– iptaline” karar verilmesi gerekeceği-
İcra takibinin taraflarının “taraf ehliyeti” ne sahip olmaları gerektiğinden, “…Devlet Hastanesi Baştabipliği” aleyhine yapılan takibin süresiz şikayet yoluyla iptalinin istenebileceği-
Adi ortaklığı idare yetkisi bulunan temsilcinin yapacağı işlem ortakları 3. şahıslara karşı eşit olarak sorumlu kılacağı; adi ortaklığı temsilen idareci şerikin (ortak-temsilcinin) imzaladığı takibe konu çekten dolayı, diğer ortakların da müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı-
İpotek, resmi nitelikteki tapu siciline yapılacak tescil ile tesis edildiğinden, rehin hakkının rehin bedelini alacaklıya (bankaya) ödeyen kefile rehin hakkının devri için adi nitelikteki “temlik sözleşmesi”nin yeterli olmadığı, buna dayalı olarak temlik alan kefil tarafından “alacaklı” sıfatı ile borçlu hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapılamayacağı-
Apartman kapıcısı olan alacaklının, davalı olarak ……Apartman Yönetimi adına yönetici …….’yı davalı olarak göstererek “kıdem tazminatı, ihbar tazminatı vs.” alacakları hakkında aldığı ilamı, Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 35. maddesine göre apartman yönetimi hakkında icraya koyabileceği gibi, aynı Kanun’un 20. maddesi uyarınca kat malikleri hakkında da takipte bulunabilecekleri-
Yabancı para alacağına dayalı takiplerde; yabancı para alacağının ve işlemiş faizinin, Türk lirası karşılığının "takip talebi"nde gösterilmemiş olması halinde, icra mahkemesince takibin her aşamasında yapılacak şikayet üzerine "takibin iptaline" karar verilmesi gerekeceği-
Vekilin ölümü ile vekalet sona ereceğinden, mahkemece alacaklı vekiline “veraset belgesi” ve bu belgeye göre vekaletname alıp ibraz etmesi veya miras şirketine temsilci tayin ettirip, temsilciden alacağı vekaletnameyi ibraz etmesi için mehil verilmesi gerekeceği-
Yabancı para alacağına dayalı takiplerde alacaklının «tahsil (fiili ödeme) tarihindeki kur üzerinden» ödeme yapılmasını istemiş olması halinde; vâde tarihi bulunan senetlerde «vâde tarihinden tahsil tarihine kadar», vâde tarihi bulunmayan senede dayalı takiplerde ise, «takip tarihinden tahsil tarihine kadar» ilamlı takiplerde ise; «dava tarihinden tahsil tarihine kadar» ‘yabancı para faizi’ (3095 s.K. 4/a), «tahsil (fiili ödeme) tarihindeki kur üzerinden» ödeme yapılmasını istememiş olması -yani; takip tarihindeki kur üzerinden ödeme yapılmasını istemiş olması halinde- vâde tarihinden takip tarihine kadar «yabancı para faizi», takip tarihinden tahsil tarihine kadar ise «avans (reeskont) faizi» (3095 s.K.) isteyebileceği–
“İtiraz” ve “şikayet” arasında nitelik ve sonuç farkları bulunduğundan, borçlunun ödeme emrine karşı hem “itiraz” ve hem de “şikayet” yoluna başvurabileceği – Borçlunun yasal süre içinde icra dairesine başvurarak “örnek:7 ödeme emri”ne itiraz etmiş olmasının, aynı zamanda şikayet yoluyla icra mahkemesinden ödeme emrinin iptalini istemesine engel teşkil etmeyeceği-