‘Takip talebi’ne uygun olarak düzenlenmeyen ödeme emrinin süresiz şikayet yolu ile iptali gerekeceği–
İtiraz ve şikayet arasında derin nitelik ve sonuç farkları bulunduğundan borçlunun, ödeme emrine karşı aynı zamanda hem itiraz hem de şikayet yoluna başvurabileceği-
Ödeme emrinde yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığının gösterilmemiş olması halinde mahkemece kamu düzenine ilişkin olan bu hususun doğrudan doğruya gözetilerek “ödeme emrinin iptaline” karar verilmesi gerekeceği-
4857 sayılı İş Kanununun 101 ve 106. maddeler kapsamındaki idari para cezalarının “genel haciz yolu ile” takibe konu edilebileceği–
Türkiye Cumhuriyeti ile İngiltere Hükümeti arasında imzalanan 28.11.1931 tarihli adli yardım sözleşmesinin 17. maddesinde muafiyetin, Cayman Adalarını kapsayıp kapsamadığının Adalet Bakanlığı Uluslar Arası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğünden sorularak alınacak cevaba göre uyuşmazlığın çözümlenmesi gerekeceği–
“İcra takibinin dayanağı olan belgelerin ödeme ekinde borçluya gönderilmediği”ne ilişkin, İİK.’nun 58/3 ve 61/I maddesine dayalı olan şikayetin, yedi günlük şikayet süresi içinde yapılması gerekeceği-
Tüm mirasçılarca reddedilen miras iflas hükümlerine göre tasfiye edilip, tasfiye sonunda arta kalan değerlerin mirası reddetmemişler gibi hak sahiplerine verilmesi gerekeceği-
İlk takip iptal edilmediği sürece yeni bir takip yapılamayacağı-
“İş ortaklığı (joint venture)nin hukukumuzdaki adi ortaklığa benzemekte olup, iki veya daha fazla işletmenin belli bir amaca ulaşmak için katkılarını birleştirdikleri bir ortaklık olduğu, tüzel kişiliği olmadığından “taraf ehliyeti”de bulunmadığı; ortakların, ortaklık borçlarından alacaklılara karşı doğrudan doğruya sınırsız olarak tüm malvarlıkları ile sorumlu olduğu–