Satış ilanı tebliğ işleminin usulsüzlüğü iddiası "şikayet" niteliğinde olup, İİK'nun 16/l. maddesi gereğince 7 günlük süreye tâbi olduğundan, ileri sürülmediği takdirde mahkemece re'sen nazara alınamayacağı-
Satış ilanı tebliğ edilecek ilgililer satış kararının verildiği tarih itibariyle belirleneceğinden, şikayetçiler vekilinin vekaletnamesinin satış kararı tarihi olan 23.09.2014 tarihinden sonra icra dosyasına sunulmuş olması nedeniyle adı geçen vekile satış ilanı tebliğ edilmemiş olması ihalenin feshini gerektirmeyeceği gibi, şikayetçi borçlu asillere yapılan satış ilanı tebliğ işlemleri usulsüz olsa bile, bu tebliğ işlemlerinin yapıldığı tarihten sonra 01.10.2014 tarihinde şikayetçi borçlular vekilinin icra dosyasına yaptığı başvuru ile satış tarihini ve de tebliğ işlemlerini öğrenmiş olduğunun kabulü gerekeceğinden, İİK'nun 16/1. maddesinde öngörülen 7 günlük süre içerisinde ileri sürülmeyen bu hususun da sonuca etkili olmadığı-
Satış talep tarihi ile ihale tarihi arasındaki yediemin ücretinin icra müdürlüğünden sorularak cevabının gönderilmesi gerektiği-
Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre satış bedelinin muhammen bedelin üzerinde olması halinde, ihalede zarar unsurunun gerçekleşmediğinin kabul edilmesi gerekeceği-
İhalenin feshi talebinin reddi halinde para cezasına hükmedildiği, borçlunun ihalenin feshi talebinin mahkemesince kabul edildiği, temyiz talebinin kötüniyetle yapıldığı anlaşıldığından HMK. mad. 368 (ve 329) uyarınca kararı temyiz eden şikayetçi vekilinin disiplin para cezası ile cezalandırılması gerekeceği-
Satış bedelinin muhammen bedelin yüzde yüzünün üstünde olması halinde zarar unsuru oluşmayacağından, ihalede zarar unsurunun gerçekleşmediğinin kabulü gerekeceği, bu durumda şikayetçinin ihalenin feshini istemekte hukuki yararının olmadığı-
Satış bedelinin, taşınmazın muhammen bedelinin üzerinde olması halinde ihalede zarar unsurunun gerçekleşmediğinin kabulü gerekeceği-
İhalenin feshine ilişkin şikayet, görevsiz veya yetkisiz icra mahkemesine yapılırsa, mahkemece evrak üzerinde inceleme ile başvuru tarihinden itibaren en geç on gün içinde görevsizlik veya yetkisizlik kararı verileceği ve bu kararların kesin olduğu-
Devletin cebri icra gücü vasıtasıyla, devlet güvencesinde yapılan ihalede mahcuzu satın alan üçüncü kişinin, takibin iptali, icranın geri bırakılması veya ihaleden sonra borcun ödenmesi nedenleriyle doğrudan hiçbir ilişkisi olamayacağı, bu nedenle mahkemece, ihaleden ve ihalenin feshine ilişkin bu dava açıldıktan sonra, takibin mahkeme hükmü ile ortadan kalktığından bahisle borçlunun ihalenin feshi talebinin reddinin doğru olmadığı-