Mahkemece, öncelikle 1. haciz ihbarnamesinde borçlu olarak gösterilmeyen, ancak 2. haciz ihbarnamesinde borçlu olarak bildirilen kişilerin isimlerinin 2. haciz ihbarnamesinden çıkartılarak söz konusu ihbarnamenin düzeltilmesine karar verilmesinin, 2. haciz ihbarnamesine ilişkin itiraz dilekçesinin kimin tarafından ve ne zaman alındığının tespit edilmesinin ve sonucuna göre karar verilmesinin gerekeceği-
6102 s. TTK. mad 133 uyarınca, bir sermaye şirketi olan limited şirketlerde ortaklardan birinin kişisel alacaklısına -6762 s. K. mad. 145'de yer alan düzenlemenin aksine-, ortağın ortaklık payının haczini ve paraya çevrilmesini isteme hakkının tanınmış olduğu- İcra müdürlüğü, alacaklı tarafından borçlunun üçüncü kişi limited şirketteki hissesinin haczi istendiğinde, borçlunun hisse haklarının, şirkete haciz yazısı tebliğ olunarak haczedilebileceği gibi icra memurunun mahalline (şirket merkezine) bizzat giderek, haczi şirkete tebliğ etmek ve pay defterine işlenmesini sağlamak suretiyle bu hususu tutanakla tespit ederek çıplak pay haczini yapabileceği-
Davacı, icra müdürlüğünden itiraz edilmeyen 89 md. haciz ihbarnameleri gereğince, işlem yapılmasını isteyerek alacağına ulaşabilecekken bu yola başvurmadığı, bu nedenle alacak davasının açılmasında davacının hukuki menfaati olmadığı-
Üçüncü şahıs, haciz ihbarnamesine müddeti içinde itiraz ederse, alacaklının, üçüncü şahsın verdiği cevabın aksini icra mahkemesinde ispat ederek üçüncü şahsın İİK. 338/1 gereğince cezalandırılmasını ve ayrıca tazminata mahkum edilmesini isteyebileceği, icra mahkemesinin tazminat hakkındaki davayı genel hükümlere göre halledeceği-
Haciz ihbarnamelerine dair açılan davda işleyecek avans fiaz ile birlikte tespit edilen bedelin alacaklıya verilmesine karar verildiğinden icra mahkemesince toplam alacağın belirlenerek aşan kısım yönünden haczin kaldırılmasına karar verilmesi gerekeceği-
İlamlı takibin borçlusu tarafından 89/1 haciz ihbarnamesi kapsamında üçüncü kişi sıfatıyla borcun ödenmesi durumunda bu ödemenin İİK'nun 33/2.maddesi kapsamında yapıldığının düşünülmesi gerektiği-
3. kişiye, doğacak alacakların haczi yönünden gönderilen haciz ihbarnamesinin, haciz müzekkeresi sonuçlarını doğuracağı, 3. kişinin, haciz müzekkeresinin gereğini yerine getirerek daha sonra doğacak paraların icra dosyasına gönderilmesinde yasal bir engel olmayıp, borçlu borcundan kurtulacağından ve böyle bir haciz işlemi borçlu değil 3. kişiye külfet yükleyeceğinden borçlunun böyle bir şikayette bulunmasında hukuken korunmaya değer bir hakkının bulunmadığı-
Üçüncü kişinin elindeki bir paranın İİK. mad. 88'e göre hazedilmesinde paranın somut olarak üçüncü kişide mevut olması gerektiği ve hacizden itibaren bir yıl (şimdi; altı ay) içinde paranın icra dosyasına celbinin istenmesi gerektiği, doğacak alacaklar yönünden İİK. mad. 89 uyarınca, haciz konulması mümkün olduğu, doğmuş ya da doğacak alacak ayrımı yapmaksızın gönderilen haciz ihbarnamesi üzerine üzerine haciz ihbarnamelerinin sadece doğmuş alacaklarla sınırlı olarak gönderilmiş sayılması gerektiğinin kabul edilmesinin isabetsiz olduğu-
Haciz ihbarnamesini alan üçüncü kişinin gerçeğe aykırı beyanda bulunması halinde davacı takip alacaklısının iddiasını İİK. mad. 68’de sayılan belgelere bağlı olmaksızın her türlü delille ispat edilebileceği, icra mahkemesince, bu tazminat talebi hakkında, tarafların göstermiş oldukları deliller toplandıktan sonra gerektiğinde üçüncü kişinin defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılıp, 89/1 haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihinde borçlunun üçüncü kişiden istenebilir, kesin nitelikte bir alacağının bulunup bulunmadığı belirlendikten sonra karar verilmesi gerekeceği-
Haciz ihbarnamesi gönderilen kurumun ayrı bir tüzel kişiliği bulunmadığından, İİK'nun 89. maddesine göre çıkartılan birinci haciz ihbarnamesinin yok hükmünde olduğu ve iptaline yönelik başvurunun da belli bir süreye tabi olmadığı-