Kadın ıslah dilekçesi ile davasını terditli hale getirdiğinden, mahkemece, öncelikle davacı kadının boşanma davasında, delillerin özel boşanma sebebi olan zina yönünden değerlendirilmesi ve bu hukuki sebebe dayalı olarak bir karar verilmesi gerekirken, sadece evlilik birliğinin sarsılması sebebi ile davanın değerlendirilip tarafların boşanmalarına karar verilmesinin hatalı olduğu-
Boşanma kararı verilebilmesi için gerekli olan “işlenen suç nedeniyle diğer eş için birlikte yaşamanın beklenemez hale gelmesi” koşulunun gerçekleşmediği- Nisbi karar harcının ikmal edilmesi cevap dilekçesini karşı dava haline getirmediğinden erkeğin karşı davası varmış gibi hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu-
Tarafların gelirleri birbirine yakın düzeyde olduğu ve TMK. mad. 175 'te belirtilen koşullar uyarınca kadın yararına gerçekleşmediğinden, davacı-karşı davalı kadın yararına yoksulluk nafakasına (TMK m. 175) hükmedilmeyeceği- Gerçek bedel üzerinden dava ve ıslahın kabulü gerektiği, nasıl ulaşıldığı anlaşılamayan bedel üzerinden talebinin kabul edilemeyeceği-
Boşanma davasının reddine karar verildiğine göre, kendisini davada vekille temsil ettiren davalı yararına bu davanın reddi sebebiyle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince maktu vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiği-
2. HD. 26.06.2018 T. E: 2016/20855, K: 8111-
"Eşiyle barıştıkları için verilen boşanma kararını temyiz ettiğini" beyan eden davacının bu beyanının davadan feragat niteliğinde olduğu-
2. HD. 25.06.2018 T. E: 3858, K: 8066-
2. HD. 21.06.2018 T. E: 2016/20158, K: 7864-
2. HD. 21.06.2018 T. E: 2016/20181, K: 7858-
Nafaka ve tazminata ilişkin olarak, "davalı erkeğin babasından kalma 500 dönüm arsası, İstanbul’da 10 evi ve 4 dükkanının bulunduğu" belirtilerek, tapu müdürlüğüne müzekkere yazılmak sureti ile davalının ekonomik durumunun tespitini talep etmesine karşın, mahkemece bu hususlarda araştırma yapılmaksızın davalının işsiz olduğu, 500 Türk Lirası kira gelirinin bulunduğuna ilişkin kolluk tutanağı ile yetinilerek karar verilmesinin hatalı olduğu-