Satış vaadi sözleşmesi nedeniyle tapu iptal ve tescil istenebilmesi için projeye aykırılıkların giderilip giderilmediği araştırılarak, kendisine projeye aykırılıkların giderilmesi ve kat mülkiyeti kurulması konusunda yetki ve yeterli süre verilmesi, yapı yasal hale getirilirse davacının mülkiyet iddiasına ilişkin isteminin kabul edilmesi gerektiği-
Tapu iptal ve tescil davasında, mahkemece davacının dosyadaki onaysız feragatname fotokopisi vekilinden sorularak, sonucuna göre, 103 ada 8 ve 125; 105 ada 24 ve 29; 106 ada 16 parseller yönünden, davacılara intikal eden miras payları oranında davanın kabulüne karar verilmesi gerekeceği-
Davacı tüketici olup yüklenicinin temlikine dayalı olarak tapu iptali ve tescil isteğinde bulunduğundan, o yerde ayrı bir tüketici mahkemesi varsa çekişmenin tüketici mahkemesinde görülmesi, aksi halde davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılması gerekmektedir. Mahkemece görev hususu re’sen gözetilerek işlem yapılması gerekirken çekişmenin esasının incelenip hükme bağlanmasının hükmün bu nedenle bozulmasına sebep olacağı-
Bir davaya ait şeklî anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekeceği-
Davacı tarafından taşınmaz üzerindeki bina değil, sadece binanın bulunduğu arsa dava konusu edilmiş ise, vekalet ücretinin dava konusu arsa değeri üzerinden hesaplanması gerektiği-
Davacı inanç sözleşmesini yazılı delil ya da karşı tarafın elinden çıkmış delil başlangıcı niteliğindeki bir belge ile kanıtlayamamıştır. Ancak; davacı, delil listesinde her türlü yasal delil demek suretiyle yemin deliline dayandığını bildirmiştir. Bu durumda mahkemece davacıya davalıya yemin teklif etme hakkı bulunduğu hatırlatılıp bu hakkını kullanıp kullanmayacağı sorularak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmasının hükmün bu nedenle bozulmasına neden olacağı-
Davacıların haricen satın aldıkları bağımsız bölümde halen oturmakta oldukları ve davalının bitişik bağımsız bölümün maliki olduğu ve anılan taşınmazda oturduğu gözetilerek, davalı yüklenici şirket ile davacılar arasındaki akdi ilişkinin varlığından bilgisi olup olmadığı davalı tarafından taşınmazın kötüniyetli olarak tescilinin yapılıp yapılmadığının dosyada mevcut tüm deliller ile davalı aleyhine açıldığı bildirilen diğer dava dosyaları da celp edilerek incelenmesi ve değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesinin hükmün bu nedenle bozulmasına sebep olacağı-
Tapuya tescil isteminde, yerel bilirkişiler ve sağ iseler senet tanıkları ile taraf tanıklarının 6100 sayılı HMK'nun 243 ve 244 madde (HUMK'nun 258 ve 259. maddeleri) hükmü uyarınca keşif yerinde hazır bulunmak üzere davetiye ile çağrılmak suretiyle mümkün olduğunca taşınmaz başında yapılacak keşifte dinlenilmeleri, dayanak senedin bu kişiler aracılığıyla mahallinde yöntemine uygun biçimde uygulanması, anılan senedin nizasız 104 ada 30 nolu parsel ile nizalı aynı ada 31 nolu parseli kapsayıp kapsamadığının tereddüte yer vermeyecek ve denetime olanak sağlayacak biçimde belirlenmeye çalışılması, beyanları arasında aykırılık çıktığı takdirde çelişkinin giderilmesi, bu belirlemelerin tapu fen memuru yetki ve yeteneğini haiz uzman bilirkişiye düzenlettirilecek ölçekli kroki ve rapora yansıttırılması ve hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekeceği -
