Davacının birinci ve ikinci haciz ihbarnamelerine süresi içinde ya da usulüne uygun olarak itiraz etmemiş olması nedeniyle kendisine üçüncü haciz ihbarnamesi gönderilmesi üzerine süresi içinde açtığı menfi tespit davasının kabulüne ya da kısmen kabulüne karar verilmesi halinde davalının, ön inceleme duruşmasından önce davayı tamamen ya da haklı olup olmadığını bildiği kısım yönünden kabul etmemesi durumunda, tam kabulde yargılama giderlerinin tamamından, kısmen kabulde ise haklılık durumuna belirlenen kısmından sorumlu olacağı-
Davacının Belediyede davalı Ltd. Şti. işçisi olarak çalışırken üyesi olduğu Hizmet İş Sendikası ile Ltd. Şti. arasındaki süreli toplu iş sözleşmesi imzalandıktan sonra 6360 sayılı Kanun gereği ... Belediyesine katıldığı ve davacının da .... Belediyesinde aynı şirket elemanı olarak çalışmaya devam ettiği olayda, toplu iş sözleşmesi hükümlerinin ... Belediyesinin katıldığı .... Belediyesinde uygulanmaya devam etmesi için 6360 sayılı Kanun’un geçici 1. maddesinin 2. fıkrası gereği davalı .... Belediyesinin onay vermesinin gerekip gerekmediği; buradan varılacak sonuca göre davaya konu işçilik alacaklarının toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre belirlenmesinin gerekip gerekmediği- Miktarlar Bölge Adliye Mahkemesinin 10.06.2021 karar tarihi itibari ile 78.630TL olan temyiz kesinlik sınırının altında kaldığından, anılan karara karşı davacı ve davalı vekillerince temyiz yoluna gidilmesinin miktar itibariyle mümkün olmadığı-
6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanunun 30'uncu maddesinin 16.05.2018 tarihli yasa değişikliği nedeniyle, davanın bir kısmının konusu kalmadığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair verilen kararda vekalet ücreti ve yargılama gideri yönünden davacı tarafın dava tarihi itibariyle dava açmakta haklılığı göz önünde tutulması gerektiği-
Hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporu ile davacı vekilinin talep artırım dilekçesinin tebligat yasasına uygun olarak davalı vekiline tebliği gerektiği- Kabul-ret oranına göre yargılama giderleri paylaştırılması gerekirken, altı itiraz sebebinden biri kabul edildiğinden, yargılama giderlerinin 1/6’sından davacının sorumlu olduğu yönündeki kabulün hatalı olduğu- Sigortacılık Kanunu 30/17 maddesi uyarınca "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri" olduğu-
Borçlunun imzaya itirazının reddedildiğinin, .............. tarihli bilirkişi raporuna ilişkin delil avansının, mahkemenin .............. tarihli ara kararında alacaklı tarafından yatırılmasına karar verildiğinin ve alacaklı tarafından ............ TL avansın mahkeme veznesine yatırıldığının, mahkemece anılan yargılama gideri yönünden olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmadığının anlaşıldığı, o halde mahkemece, itiraz tümden reddedildiğinden alacaklı tarafından yapılan yargılama giderlerinin haksız çıkan borçludan alınarak alacaklıya verilmesine karar verilmesi gerekeceği-
Tasfiye yapılmadan, re'sen ticaret sicilinden terkin edilen ticari şirket ve kooperatiflerin ihyası için açılan davalarda, davanın sadece terkin işlemini yapan Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne yöneltilmesi gerekeceği, davanın kabulü ile dava konusu şirketin yeniden ticaret siciline tescil ve ilanına karar verilmesi halinde, yargılama giderlerinin HMK m. 323/1-(ğ) ve m. 326 uyarınca davada haklı çıkan davacı lehine, davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne yüklenmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi ve davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin doğru olmadığı-*
Arabuluculuk giderinin yargılama gideri olduğu ve giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınması gerektiği- İ.iye farkı talebi bakımından daha önce temerrüt gerçekleştiği ispat edilemediğinden dava ve ıslah tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faizine hükmedilmesi gerektiği-
Arabuluculuk giderinin yargılama gideri olduğu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun yargılama giderlerinden sorumluluk başlıklı 326. maddesinin 1. fıkrasına göre yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınması gerektiği dikkate alındığında, davalı tarafın harçtan muaf olduğundan bahisle arabuluculuk masrafının yazılı şekilde hazine üzerinde bırakılmasının hatalı olduğu-
Davacının icra takibini ............ TL üzerinden yapmış ise de, davasını daha az miktar üzerinden harçlandırarak bu kısma yönelik takibin iptalini istediği, bu nedenle davada reddedilen kısım bulunmadığından, davalı lehine, reddedilen kısmın varlığı kabul edilerek vekalet ücretine ve kabul red oranına göre yargılama giderlerine hükmedilmesinin doğru olmadığı- 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca hesaplanıp alınacak harcın hükümde açıkça gösterilmemesinin doğru olmadığı, hükmün harçla ilgili kısmının re’sen bozulması gerektiği-
Direnme kararını temyiz eden davalı aleyhine hükmedilen ve uyuşmazlık konusu olan fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının toplam miktarının açık biçimde direnme kararının verildiği tarihte geçerli olan temyiz edilebilirlik sınırının altında olduğu ve bu nedenle; direnme kararına yönelik temyiz isteminin miktar itibari ile reddine karar verilmesi gerektiği- Bir mahkeme kararının temyiz edilip edilemeyeceği belirlenirken, temyiz hakkının doğduğu (kararın verildiği) tarihteki hukuksal durum esas alınması gerektiği-