Borçlunun borcu kabul edip ödeme taahhüdünde bulunduktan sonra yaptığı 'senet aslının kasada olmadığı'na ilişkin şikayetin -bir hakkın kötüye kullanılmasını kanun himaye etmeyeceğinden- mahkemece reddi gerekeceği-
Ödeme emrinin tebliğinden itibaren beş günlük sürenin geçmesinden sonra yapılan borca itirazın süre aşımından reddedilmesi gerekeceği-
Borçlunun açtığı menfi tesbit davasında, alacaklı durumundaki davalının iddiasını defi yolu ile sürmesi halinde zamanaşımının kesileceği kabul edilmişse de,borçlu tarafından alacaklının taraf olmadığı bir menfi tespit davası açılması, hatta alacaklının bu davaya müdahale talebinde bulunmasının zamanaşımını kesen bir sebep olmadığı-
Alacaklı tarafından borçlu hakkında başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte, borçluya ödeme emrinin tebliğ edildiği, itirazın ise 5 günlük süre geçtikten sonra yapıldığı, itiraz dilekçesinde tebligatın usulsüzlüğüne ilişkin bir iddianın da ileri sürülmediği görüldüğünden mahkemece istemin süre aşımı nedeniyle reddi gerekirken işin esasının incelenerek sonuca gidilmesinin isabetsiz olacağı-
İİK.'nun 261. maddesi doğrultusunda -yeni HMK.'da HUMK.'nun 12. maddesi yerine yeni bir hüküm konulmamış olmasına rağmen- alacaklının ihtiyati haciz kararı vermiş olan mahkemenin bulunduğu yerdeki (yargı çevresindeki) icra dairesinde aldığı haciz kararının takibe koyabileceği-
Senetlerin teminat için verildiğine yönelik itirazın beş günlük yasal süre içinde yapılması gerekeceği-
Zamanaşımı süresinin son gününe rastlaması halinde, cumartesi ve pazar günleri resmi tatil günleri olduğundan zamanaşımının tatilden sonra ilk iş günü mesai saati sonunda dolmuş olacağı-
6100 sayılı yeni HMK.’nun 17. maddesi uyarınca alacaklının yetki sözleşmesinde belirtilen yerde borçlu hakkında icra takibinde bulunabileceği, ancak yeni düzenleme uyarınca sadece tacirler veya kamu tüzel kişilerinin aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında bir veya birden fazla mahkemeyi (icra dairesini) yetkili kılabilecekleri-
Takip kesinleştikten sonraki dosyada mevcut olan son işlem tarihinden itibaren alacağın bağlı olduğu zamanaşımı süresi dolmadan herhangi bir takip işlemi yapılmamış olması halinde, alacağın zamanaşımına uğramış sayılacağı-
Borçlunun itirazında 'ihtiyati haciz kararına itiraz ettiğini' bildirmesi durumunda, mahkemece bu itirazın sonucu beklenerek yetki itirazı hakkında karar verilemeyeceği, ancak itiraz süresi içinde ihtiyati haciz kararının kaldırılmış olması halinde, bu durumun mahkemece nazara alınması gerekeceği-
