İCRA VE İFLÂS KANUNU > 6 - İflâs Yoliyle Takip > - III - KAMBİYO SENETLERİ (ÇEK, POLİÇE VE EMRE MUHARRER SENET) HAKKINDAKİ HUSUSİ TAKİP USULLERİ: > - A) Haciz yolu ile takip: > Madde 168 - Ödeme emri
İcra mahkemesince HMK.'nun 20. maddesi uyarınca; icra mahkemesince görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi halinde, taraflardan birinin kararın kesinleşmesinden sonra veya karar verildiği anda kesin ise bu tarihten itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak dosyanın görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerektiği, aksi takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekeceği-
Kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takipte icra takip dosyasının ancak süresinde yapılan bir yetki itirazının icra mahkemesince kabulü halinde, alacaklının talebi ile mahkemece yetkili olduğu kabul edilen icra dairesine gönderilebileceği, bunun dışında herhangi bir şekilde icra takip dosyasının başka bir icra dairesine gönderilmeyeceği-
Tebligat yapılacak yerin iş yeri olduğunun anlaşılmasına rağmen borçlunun iş yerinde bulunup bulunmadığına dair bir açıklamaya yer verilmeden yapılan tebligatın usulsüz olacağı-
Borçlu şirket temsilcisinin imzaladığı senetten dolayı şahsen sorumlu olması için, borçlu şirket kaşesi dışında senet üzerinde açığa atılmış bir imzasının bulunması gerektiği (sadece şirket kaşesi üzerine temsilci tarafından atılan iki imzanın, şirket temsilcisini şahsen sorumlu kılmayacağı)-
Kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile yapılan takipte, "takibin kesinleşmesinden önceki" devrede "zamanaşımının gerçekleştiği"ne ilişkin itirazın, ödeme emri tebliğinden itibaren "5 günlük" yasal süre içerisinde icra mahkemesine yapılması gerekeceği (İİK. mad. 168/5), "takibin kesinleşmesinden sonraki" devrede, "borcun zamanaşımına uğradığı"na ilişkin şikayetin ise "süreye tabi olmaksızın" ileri sürülebileceği (İİK. mad. 71/son, 33/a)-
Fon alacaklarına ilişkin dava ve takiplerde zamanaşımı süresi 20 yıl olarak öngörülmüşse de, fona devir tarihinden önce zamanaşımı süresinin dolduğu hallerde kanunda yer alan 20 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanmayacağını, kazanılmış hakların korunulması gerekeceği-