Çeke ilişkin zamanaşımını 3 yıl olarak hükme bağlayan kanunun 03.02.2012 tarihinde yürürlüğe girdiği, bu tarihten önce çeklere ilişkin zamanaşımı süresinin ise 6 ay olarak düzenlenmiş olduğu-
Yetkisizlik kararı verilen durumlarda dosyanın yetkili icra dairesine gönderilip gönderilmediğini takibi sorumluluğunun alacaklıya ait olduğu-
Haciz ve takip dosyasının yenilenmesi talepleri ile alacaklının takibin devamını sağlamaya yönelik icra takip işlemlerinde bulunması ve bu taleplerin tarihleri arasında üç yıllık zamanaşımı süresinin dolmaması halinde borçlunun zamanaşımı itirazının reddine karar verilmesi gerekeceği-
6 aydan 3 yıla çıkarılan çeklerdeki zamanaşımı süresinin uygulanabilmesi için çekin keşide tarihinin yasanın yürürlüğe girdiği tarih olan 03.02.2012’den sonraki bir tarih olarak düzenlenmesi gerekeceği-
Çekin dolandırıcılık neticesinde elden çıktığı gerekçesiyle açılan davada verilmiş bulunan 'iptal kararı', hasımsız olarak verilmiş olduğundan, davada taraf olmayan üçüncü kişileri bağlamayacağı-
Çeke dayalı takiplerin, 'borçlunun ikametgahının bulunduğu yerdeki genel icra dairesinde', 'muhatap bankanın bulunduğu yer, ödeme yeri sayıldığından, buradaki icra dairesinde' ve 'çekin keşide edildiği yerdeki icra dairesinde' yapılabileceği gibi, ihtiyati haciz kararının alındığı yerde de takip yapılabileceği-
Alacaklının menfi tespit davasında taraf olmadığından ihtiyati tedbir kararı ile bağlı olmayacağı ve takip konusu çek ile keşide tarihinden itibaren altı aylık zamanaşımı süresi içerisinde icra takibi başlatılmadığından çek zamanaşımının oluştuğunun kabul edilmesi gerekeceği-
Tebligat parçası üzerinde, tebligat yapılacak adresin adres kayıt sistemindeki adres olduğunun yazılı bulunması halinde, bu adresin tebliğ tarihi itibariyle muhatabın, adres kayıt sisteminde kayıtlı adresi olması halinde, muhatap o adreste hiç oturmamış dahi olsa bu adrese yapılacak tebligatın geçerli olacağı-