«Bononun sahteliği»nin ileri sürülmesinin, «imza inkarı» niteliğinde olduğu -İcra mahkemesince, imzaya itiraz etmeyen borçluları da kapsar şekilde «takibin iptaline» karar verilemeyeceği—
Senet hamilinin senedi ciro eden lehtarın/cirantanın «eşi», «kayınbiraderi», «damadı», «kayınvalidesi», «oğlu», «kardeşi», «birlikte iş yaptığı kimse», «müdürü», «yakın akrabası», «iş ortağı» vs. gibi yakını olması halinde, hamilin senedi ciro yoluyla alırken, borçlunun bile bile zararına hareket etmiş sayılacağı (lehtara karşı ileri sürülebilecek kişisel def’ilerin, hamile karşı da ileri sürülebileceği)—
Takip dayanağı senet aslının –hiç olmazsa; takip kesinleşinceye kadar- kasada saklanması gerekeceği ve bu hükme aykırılığın ödeme emrinin iptaline yol açacağı—
Alacaklının elinde bulunan senet arkasında «senedin ..... lirasının alındığını» belirten yazı gereğince, alındığı belirtilen miktarın senet tutarından indirilmesi gerekeceği, borçludan ayrıca bir makbuz (ödeme belgesi) istenemeyeceği—
Bononun «meblağ» (alacak miktarı) kısmını ifade eden «rakam» ile «yazı»lardan, bunun Türk Lirası’mı yoksa ‘yabancı para’mı olduğunun anlaşılmaması halinde, senedin kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip konusu yapılamayacağı—
Taraflar arasında ayrı bir «muacceliyet sözleşmesi» bulunmadıkça, bonolarda yazılı bulunan muacceliyet koşulunun geçersiz olacağı—
Keşidecinin lehtar hakkında açtığı «olumsuz tesbit» (senet iptali) davası sonucunda aldığı «iptal kararı»nın, davaya taraf olmayan hamil hakkında geçerli olmayacağı (hamilin o senede dayanarak takip yapmasını engellemeyeceği) —
Takip konusu senetlerin, taraflarca düzenlenmiş olan protokolün kapsamı dışında kaldığının anlaşılması halinde, «itirazın reddine» karar verilmesi gerekeceği—