Davayı “kabul”ün, ”ikrar”dan farklı olduğu, ikrarın konusunun vakıalar olduğu, buna karşın kabulün, talep sonucuna ilişkin olduğu; vekilin bir vakıayı ikrar edebilmesi için, vekaletnamesinde özel bir ikrar (kabul) yetkisinin bulunmasına gerek bulunmadığı- “Takip konusu bononun borçlu ile aralarındaki Profesyonel Futbolcu Sözleşmesi Yapma Vaadi Sözleşmesi gereğince düzenlenmiş olduğu”nun alacaklı vekili tarafından kabul edilmiş olması ve bonodaki alacağın kayıtsız şartsız bir bedeli ödeme vaadini içeriyor olmaması nedeniyle, yapılan takibin iptaline karar verilmesi gerekeceği-
Borçlu tarafından yapılan “şikayet”in zamanaşımı süresini kesmeyeceği; çekin üzerinde yazılı keşide tarihine on günlük ibraz süresinin ilavesinden sonra altı aylık zamanaşımı süresinin dolması ile, çekin zamanaşımına uğrayacağı-
Çekin kaybolması nedeniyle verilen iptal kararının bir “ilam” olmayıp “tesbit kararı” niteliğinde olduğu ve bu karar hasımsız olarak verildiğinden, davada taraf olmayan iyiniyetli üçüncü kişileri (olayda; takip alacaklısını) bağlamayacağı-
Çeklerdeki altı aylık zamanaşımı süresinin, ibraz süresinin bitiminden itibaren işlemeye başlayacağı-
Bir ticari mümessilin, kambiyo senedi tanzim edebilmesi için açıkça bu konuda yetkilendirilmiş olmasının gerekmediği- Vekile, vekaletname ile tanınan kapsamlı yetkiler nedeniyle, vekilin “ticari mümessil” sıfatını kazanıp kazanmadığı araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği- Ticari senetlerin, ticari işletme ile olan ilgisi iyiniyetli üçüncü kişiler tarafından kolaylıkla anlaşılabileceğinden, ticari mümessilin imzaladığı senetlerin, iyiniyetli üçüncü kişiler bakımından işletmeyi bağlayacağının kabul edilmiş olduğu-