Kambiyo senedi düzenlemek için kanun koyucunun özel bir ehliyet aramamış olduğu; ancak medeni haları kullanma ehliyetinden kısmen yada tamamen mahrum bulunan kişilerin kambiyo senedi düzenleyemeyecekleri; borçlunun senedi düzenlediği tarihte hukuki ehliyete sahip olması gerektiği; alacaklının senedi düzenleyen kişinin ehliyetsiz olması halinde "iyi niyetli" olduğunu ileri süremeyeceğini-
TTK.’nun 732. maddesinde düzenlenmiş olan davanın; “bonoya dayalı müracaat hakkı düşmüş olan hamilin, keşideci ile kendisi arasında temel borç ilişkisine dayanmadan ancak sadece bonoya dayanarak açabileceği bir dava” olduğu; bono, vade tarihinden itibaren 3 yıllık geçmekle zamanaşımına uğrayacağından, hamilin bu sürenin sonundan itibaren TTK. ‘nun 732. maddesine göre keşideciye karşı alacak talebinde bulunabilecek olması nedeniyle, davacının, zamanaşımına uğrayan bononun vade tarihinden sonraki 3. yılın sonundan itibaren temerrüt faizi talep edebileceği-
Adi ortaklıklarda, ortaklığı idare yetkisi bulunan temsilcinin yapacağı işlemlerin, ortakları üçüncü kişilere karşı eşit olarak sorumlu kılacağı-
Bonoya dayalı takipte, alacaklı vekili tarafından satışın düşürülmesinin talep edildiği tarihten itibaren üç yıl geçmekle, lehtarın keşideci-borçlu hakkında yaptığı takipte bononun zamanaşımına uğramış sayılacağı, bu nedenle mahkemece “zamanaşımı nedeniyle icranın geri bırakılmasına” karar verilmesi gerekeceği-
Çek nedeniyle asıl borçlu “keşideci” yanında, cirantalar ve bunlara aval verenlerin, hamile karşı müteselsil borçlu sıfatıyla sorumlu olacakları-
Harca tabi davalarda dava harcın yatırıldığı tarihte dava açılmış sayılacağından, harcın yatırıldığı tarihin “itiraz tarihi” sayılacağı-
Çekin bankaya ibrazından sonra yapılan cironun, kendiliğinden alacağın temliki hükmünde olacağı; bu devrin geçerli olabilmesi için ayrıca “alacağın temliki sözleşmesi”ne gerek bulunmadığı-