Borçlunun kendisini temsilen vekiline kambiyo taahhüdünde bulunma yetkisini verdiğinin anlaşılması halinde, vekilin imzaladığı senet veya çekten dolayı borçlunun sorumlu olacağı; vekaleten imzalanan senedin üzerinde şerh bulunmamasının önem taşımadığı-
Atılma maksadı ne olursa olsun, senedin ön yüzündeki imzanın aval sayılacağı ve imza sahibini avalist durumuna getireceği, imza sahibinin “herhangi bir borç altına girmeyi düşünmediğini” ileri sürerek borçtan kurtulamayacağı-
Borçlu vekilinin itiraz dilekçesinde “müvekkilinin böyle bir senedi imzalamadığını” bildirmesinin “imza inkarı” niteliğinde olduğu-
Çekin, ibraz süresinin bitiminden itibaren altı ayın geçmesi ile zamanaşımına uğrayacağı-
Adi ortaklık adına (lehine) düzenlenmiş bir çekin nasıl ciro edilebileceğinin saptanması için, adi ortaklığa ait imza sirkülerinin getirtilip, imza yetkilisinin (yetkililerinin) araştırılması gerekeceği-
Keşidecinin imzası dışında, bononun ön yüzüne atılan her imzanın “aval şerhi” sayılacağı; aval verenin, kimin için aval vermişse, tıpkı onun gibi sorumlu olacağı- Lehtarın cirosundan önce yapılan cironun, yok hükmünde sayılacağı-
Borçlu tarafından yapılan “şikayet”in zamanaşımı süresini kesmeyeceği; çekin üzerinde yazılı keşide tarihine on günlük ibraz süresinin ilavesinden sonra altı aylık zamanaşımı süresinin dolması ile, çekin zamanaşımına uğrayacağı-
Medeni hakları kullanma ehliyetinden kısmen veya tamamen mahrum olan kişilerin kambiyo senedi düzenleyemeyecekleri; bu nedenle borçlunun senet düzenleme amacıyla noterden vekaletname verdiği tarihte de hukuki ehliyete sahip olması gerektiği, aksi takdirde senedin geçersiz olacağı; senedi düzenleyen kişinin ehliyetsiz olması halinde alacaklının iyiniyet iddiasında bulunamayacağı; ehliyet kamu düzenini ilgilendirdiğinden, “süresiz şikayet” yoluyla icra mahkemesinden takibin iptalinin istenebileceği-