Mahkemece verilen 15.12.2010 tarihli ilk kararda davacı lehine 16.430 TL. vekalet ücretine hükmedilmiş olup bu yöne ilişkin temyiz itirazları reddedildiğine göre vekalet ücretinin miktarı davacı yönünden kazanılmış hak teşkil edeceği-
Taraflar arasındaki menfi tesbit davası-
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; “davalıya yapılan ciroda cirantanın imzasının eli ürünü ıslak imza olmayıp kaşe izi niteliğinde bulunduğu, çekte cironun geçerli olabilmesi için mutlaka ciranta tarafından el yazısı ile yazılmış ad ve soyad veya yalnızca imza bulunması gerektiği, bu durumda davalıya geçerli bir ciro yoluyla devir ve temlik bulunmadığından takip alacakları davalının yetkili hamil olmadığı, bu nedenle takibe konu çeke dayanarak davacılardan talepte bulunamayacağı” gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiş olmasında yasaya aykırı bir yön bulunmadığı-
Senedin "davacı" tarafından talil edilmiş olması halinde ispat yükünün davacıya düşeceği-
Taraflar arasındaki istirdat davası-
Davacı tarafından cironun protestodan sonra yapıldığı ve bu nedenle alacağın temliki hükümlerine tabi olduğu, alacağın temlikinin ise hukuka uygun yapılmadığının iddia edildiği, BK' nun 163. maddesine göre alacağın temlikinin geçerlilik şartının yazılı şekilde yapılması gerektiği davalıların, davacının iddiasına karşı ve davanın esasına ilişkin olarak herhangi bir delil bildirmedikleri; bu halde geçerli bir bono veya geçerli bir alacağın temlikinden söz edilemeyeceği, ispat yükü üzerine düşen davalı alacaklının bu yükümlülüğünü yerine getirmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekeceği-
Menfi tespit davasında husumet akdi ilişkide alacaklı olduğunu beyan eden tarafa karşı açılacağından, taraflar arasında akdi ilişki yokken davalı İİK’nun 89 maddesine göre haciz ihbarnamesi ile alacaklı olduğundan davalıya karşı İİK’nun 72.maddesine dayalı olarak dava açılamayacağı-
Taraflar arasındaki menfi tespit davası-
Davanın İİK 72. Maddesine göre açılan menfi tespit davası olduğu, anılan yasa uyarınca davanın alacaklı tarafından icra takibine başlanmışsa takibin bulunduğu yer veya alacaklının (davalının) ikametgahı mahkemesinde açılması gerektiği, takibin Afyonkarahisar ilinde yapıldığı, davalının ikametgahının ise İzmir ilinde bulunduğu, davalının yetki itirazında Afyonkarahisar ilini yetkili gösterdiği gerekçesiyle dava dilekçesinin yetki yönünden reddine karar verilmesi gerekeceği-
