Taraflar arasında satıma konu biçerdöver tescile tabi olup bu biçerdöverin haricen taraflar arasında satım sözleşmesine konu edildiği anlaşıldığından, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 20/d maddesi uyarınca tescilli araçların noter dışı satış ve devirleri geçersiz olup, geçersiz satışlarda herkesin aldığını sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iade etmekle yükümlü olacağı, Para faizsiz, mal ise bedelsiz olarak iade edilmesi gerekeceği-
Hukuk hakimi ceza davasında verilecek mahkumiyet kararı ile bağlı olup, beraat kararı verilmesi halinde ise ceza hakiminin sabit kabul ettiği olgularla bağlı olduğu, bu nedenle davalı hakkında sahtecilikle ilgili açılan ceza davasının bekletici mesele yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği-
Davacı senedin taşınmaz satışı sırasında teminaten verildiğini, satış bedelinin ödenmesi nedeniyle borcunun bulunmadığını ileri sürmüş olduğundan; ödeme iddiasını yasal, kesin delillerle ispatlamakla mükellef olduğu-
Menfi tespit davasında, somut olayda, İİK md. 72/V hükmüne göre, bedelleri ödendiği tespit edilen dava konusu bonolardan 2 tanesini icra takibine konu eden davalının takibe konu 2 adet bono yönünden icra takibinde haksız ve kötü niyetli olduğunun kabulü ile davacı yararına tazminata hükmedilmesi gerekeceği-
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının sonunda mahkemece, tefhim edilen kısa karar ile gerekçeli karar arasında kötüniyet tazminatı yönünden çelişki yarattığı ve HUMK.nun 381/2. (HMK m.298/2) maddesine aykırılık teşkil ettiği için kararın bozulması gerekeceği-
Bedelsiz bonoyu takibe koyan davalı işverenin kötüniyetli olduğunun sabit olduğu, davacıların kötüniyet tazminatı istemlerinin kabulüne karar verileceği-
İcra takibinden önce açılan menfi tespit davalarında yetkili mahkemenin genel yetki kurallarına göre belirleneceği-
İcra Hukuk Mahkemesi tarafından verilen kararlar, bu mahkemenin dar yetkili mahkeme olması ve icra hukukuna yönelik karar vermesi sebebiyle ihalenin feshi ve istihkak dışındaki kararları genel yetkili mahkemelerde kesin hüküm teşkil etmediğinden davacının genel mahkemede menfi tespit davası açmakta hukuki yararının olduğu-
Asıl dava olan menfi tespit davasında, davacı, yan dava konusu senedin teminat olarak davalıya verildiğini yazılı delille kanıtlayamamış; ancak dava dilekçesinde açıkça yemin deliline de dayanmış olduğundan, davacı tarafın davalıya yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği-
Davalının elektrik abonesi olan davacı, aboneliği iptal ettirmedikçe abonelik üzerinden tüketilen normal veya kaçak enerji bedelinden fiili kullanıcı ile birlikte davalıya karşı müteselsilen sorumlu olacağından, dava konusu alacak döneminde yürürlükte bulunan Elektrik Tarifelerinin ilgili maddeleri uyarınca, davalının normal tüketim bedelinin aslından sorumlu olduğu, Yönetmelik gereğince elektriğin kesilmesi gereken tarihin belirlenmesi, bu tarihe kadar olan borcun tamamının hesap edilmesi, bu tarihten sonraki dönem için ise davalının elektriği kesmemesinin müterafik kusur teşkil edeceği ve bununda ancak davacı için gecikme zammı ve faizden muafiyeti sağlayacağı gözetilerek bilirkişiden rapor alınmak suretiyle bir karar verilmesi gerekeceği-
