Bozma nedenlerinin kamu düzenine ilişkin ve dolayısı ile hâkimin kendiliğinden (re'sen) göz önünde bulundurulması gereken sebeplerden olmaması halinde taraflar veya vekilleri, bozma kararına uyulmasını istemişlerse, artık mahkemenin önceki kararda direnemeyeceği-
Menfi tespit davasında, dosyaya sunulan ibraname icra takibinden sonra verilmiş olup, davalının takibinde kötü niyetli olduğunu somut olay bakımından kabulünü gerektiren delillerin neler olduğu karar yerinde gösterilmeden davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmemesi gerekeceği-
Menfi tespit davasında, davacı dava dilekçesinde “her türlü yasal deliller” demek suretiyle yemin deliline de dayanmış olduğundan mahkemece, davacı tarafa yemin teklif etme hakkının hatırlatılması gerekeceği-
Davacının akıl hastalığı sebebiyle fiil ehliyetinin bulunmadığı Adli Tıp Kurumu raporuyla saptanmış olduğundan ve bu durumda bizzat kendisinin dava açma ehliyeti de bulunmadığından davacıya vasi tayini ile vasinin davaya devam edip etmeyeceği konusunda beyanı alındıktan ve aktif dava ehliyeti ile ilgili dava şartı yerine getirilmesi gerekeceği-
İİK 89/3. maddesinde belirtildiği üzere menfi tespit davası için öngörülen onbeş günlük hak düşürücü sürenin üçüncü haciz ihbarının davacı şirkete tebliğinden itibaren başlayacağı gözetilmeksizin yasa maddesinin yorumunda yanılgıya düşülerek ikinci haciz ihbarnamesinin tebliğinden itibaren menfi tespit davası açılması için yasal sürenin başlatılmış olmasının isabetsiz olduğu-
Dava tarihinden sonra, sırf aleyhine yürütülen icra takibini durdurmak saikiyle haciz baskısı altında davacının anılan şekilde dava konusu borcu da kapsayacak şekilde tüm borcu kabul ve ödeme taahhüdünde bulunması borç ikrarı olarak nitelendirilemeyeceğinden yazılı ve yanılgılı gerekçe ile davanın reddinde isabet görülmediği gibi, mahkemece icra takibinin durdurulmasına yönelik bir tedbir kararı verilerek bu karar infaz edilmediği halde davalı lehine İİK.nun 72. maddesi uyarınca kötüniyet tazminatına hükmedilmesinin de doğru olmadığı-
Davacı ile davalı Yamaç..Ltd. Şti. arasında imzalanan Fesih Sözleşmesinde dava konusu iki adet çekin 22.08.2012 tarihine kadar satıcı davalı Yamaç..ltd. Şti. tarafından davacı -alıcıya teslim edileceği kararlaştırıldığı halde dava açıldıktan sonra bu çekler iade olduğuna göre davalının davanın açılmasına sebebiyet verdiği, bu durumda davalı şirketin yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasının gerekeceği-
Kambiyo senedine karşı borçlu olmadığına dair iddiada bulunanın ispat külfetinin davacıda olduğu,davalının imzası bulunmayan protokolün yazılı delil başlangıcı olarak kabul edilemeyeceği ve mahkemece tanık deliline başvurulamayacağı-
Takip tarihinden sonra açılan ve takip nedeniyle borçlu olunmadığının tespitine ilişkin menfi tespit davasında, takip dayanağı senette lehtar ciranta sıfatı bulunmasına rağmen dava konusu icra takibinde takip alacaklısı sıfatı bulunmayan davalı hakkındaki davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerekeceği-
Menfi tespit davası sonunda, davalının davacı aleyhinde yaptığı icra takibinden sonra, taraflar arasında karşılıklı “Sulh ve İbraname” başlıklı sözleşme yapıldığı, davalının, dava açıldıktan sonra icra takibinden feragat etmesi nedeniyle somut olayın özelliğine göre davalının icra takibinde kötü niyetli kabul edilemeyeceği ve bu durumda davalının haksız ve kötüniyet takip tazminatı ile sorumlu tutulmaması gerekeceği-
