Aval için sadece imzanın yeterli olduğunu ayrıca ad ve soyadının yazılmasının gerekmediği-
Senetteki imzanın 'ıslak imza' olmayıp 'kaşe'den ibaret olduğunun ileri sürülmesi halinde, bu hususun mahkemece araştırılarak eğer senetteki imzanın ıslak imza olmadığı sonucuna varılırsa, senedin geçerli olmayacağının ve yapılan takibin iptaline karar verilmesi gerekeceğinin düşünülmesinin icap edeceği-
Bono bedelinin hem yazı ve hem de rakamla gösterilip iki bedel arasında fark bulunursa yazı ile belirlenen bedele itibar olunacağı, ancak bu kuralın, senedin bedel kısmında tahrifat yapılmamış olması halinde uygulanacağı; senette tahrifat yapıldığının bilirkişi raporu ile saptanması halinde, senedin, tahrifattan önceki miktar için geçerli olacağı-
Mahkemece gerektiğinde bilirkişi marifetiyle BK.'nun 84. (şimdi; TBK.'nun 100.) maddesi dikkate alınarak borcun ödenme tarihi itibariyle -yapılan kısmi ödemelerin önce faiz ve masraflardan düşülerek- dosya hesabının yaptırılması gerekeceği-
“İmza inkarı” nedenine dayalı sahtelik iddiası hakkında genel nitelikteki HMK.’nun 209. maddesinin değil İİK.’nun 170. maddesinin uygulanması gerekeceği, buna karşın; sahtelik iddiasının “imza inkarı” dışında bir nedene dayanması halinde, bu durumda İcra İflas Kanununda özel bir düzenleme bulunmadığından, sorunun HMK.’nun 209. maddesinin uygulanarak çözümlenmesi gerekeceği- Son durumda; C. Savcılığınca veya mahkemece ayrıca bir “tedbir kararı” verilmesi gerekmediği; borçlu tarafından icra dairesine başvurulması halinde icra müdürlüğünce “sahtelik davası sonuna kadar icra takibinin durdurulması” gerekeceği, icra dairesinin bu konudaki olumsuz kararının borçlu tarafından süresiz şikayet (İİK.16/II.) konusu yapılabileceği, bu olasılıkta borçlu tarafından doğrudan doğruya icra mahkemesine de başvurulmasına yasal bir engel bulunmadığı, icra mahkemesinin bu başvuru üzerine, HMK.’nun 209/I maddesini re’sen dikkate alarak -hukuk mahkemesindeki (İİK. 72) veya ceza mahkemesindeki (TCK. 204,207,210)- sahtelik davası “bekletici mesele” yapılmadan “sahtelik davasında karar verilinceye kadar icra takibinin durdurulmasına” karar verilmesi gerekeceği
Borçlu tarafından sunulan 'borcun olmadığı itfa veya imhal edildiği'ne dair belgenin, takip konusu borç nedeniyle verildiğinin kabul edilebilmesi için, belgede takip dayanağı senede açıkça atıfta bulunulmasının zorunlu olduğu-
İİK.'nun 169/a-V maddesine göre itirazın kabulü üzerine mahkemece 'takibin iptali'ne değil 'takibin durdurulmasına' karar verilmesi gerekeceği-
Borçlunun hem 'şirketi temsile yetkili olmadığını' hem de 'gecikmiş itirazlarının kabulü ile takibin iptaline karar verilmesini istemiş olması halinde, borçlunun dilekçesinde 'gecikmiş itiraz'dan bahsetmesinin sonuca etkili olmayacağı, mahkemece 'ödeme emri tebliğ işleminin usulüne uygun olup olmadığı' incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekeceği-
Borçlunun senedin teminat olarak düzenlendiği iddiasının İİK.'nun 169/a-I. maddesinde öngörülen nitelikteki belgelerle kanıtlanması gerekeceği-