Borçlunun hem «imza inkarı»nda ve hem de «borca itiraz»da bulunabileceği «imza inkarı»nin «borca itiraz» da bulunmayı engellemeyeceği—
Senetteki tahrifat (değişildik) hakkında bilirkişilerden alınan raporlar arasında çelişki bulunması halinde yeniden bilirkişiden (üçüncü kez) rapor alınması gerekeceği—
İtiraz vekil tarafından yapılmış olsa dahi, duruşma davetiyesinin bizzat -imza inkarında bulunan- borçlu asile tebliği gerekeceği—
Borçlulardan tahsil edilecek «para cezası»nın alacaklıya verilmesi gerekmeyip, Hazineye gelir kaydedileceği—
Borcun daha az olduğunu» iddia eden borçluların, bu iddialarını İİK. 169/a-I’e uygun biçimde -yazılı belge ile- kanıtlamaları gerekeceği—
Takip konusu alacağa ilişkin temliknamenin icra dosyasına ibraz edilmesinin, zamanaşımını kesen sebeplerden olmadığı—
Ödeme emrinin tebliğinden ve itirazdan sonra, alacaklının icra dairesine «itiraz edenin (borçlunun) ismini yanlışlıkla takibe yazdığını» bildirmesinin, itirazın haksızlığını göstermeyeceği—
İtfa itirazının ancak -İİK. 169/a-I’e uygun biçimde- resmi veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile kanıtlanabileceği—
Senet üzerindeki imzanın çarpı şeklinde işaretle iptal edilmiş ya da zımbalanmış, üzerinde tarih bulunan pulun sokulmuş olması halinde, senedin geçerli olup olmadığının icra mahkemesinde (tetkik merciinde) incelenemeyeceği (alacaklının bu senede dayanarak ilamsız takip yapamayacağı)–
Tahrifat (sahtekarlık) iddiasının mutlak defi niteliğinde olduğu ve senedi ciro yoluyla ele geçiren hamile karşı da ileri sürülebileceği—