Bononun, feshedilen ortaklık sermayesinin teminatı olarak düzen-lendiği» iddiasının yazılı belgelerle kanıtlanması gerektiği—
Zamanaşımı nedeniyle senedin değil «takibin iptaline» karar verilmesi gerektiği—
Bononun «yetkili icra dairesi»ni gösteren kısmının sonradan doldurulmuş olmasının -bu kısmın anlaşmaya aykırı doldurulduğu borçlu tarafından (yazılı olarak) kanıtlanmadıkça- bonodaki yetkili icra dairesinin geçerliliğine etkili olmayacağı- (Not: 6100 s. HMK.'nun 17. maddesindeki yeni düzenlemeyle tacirler veya kamu tüzel kişileri dışındaki kimselerin kendi aralarında yetki sözleşmesi yapmalarının kabul edilmemiş olduğu ve aksi kararlaştırılmadıkça takibin sadece burada yapılabileceği)-
Borca itirazın kabul edilerek, takibin iptali halinde yargılama giderlerinin de alacaklıya yükletilmesi gerektiği—
Taraflara duruşma için ihtarlı davetiye gönderilmesi gerektiği—
Açılan olumsuz tesbit davası üzerine ancak davaya bakan mahkemenin «icra takibinin durdurulması» konusunda tedbir kararı verebileceği, icra mahkemesinin böyle bir karar veremeyeceğ—
İcra mahkemesi yerine icra dairesine yapılan itiraz geçersiz olacağından, icra mahkemesinin «takibin kesinleştiğinden» bahisle «alacaklının isteğinin reddine» karar vermesi (ve yargılama giderlerinin alacaklı üzerinde bırakması) gerekeceği—
Kesinleşmiş ceza mahkemesinin mahkumiyet ilamının icra mahkemesi hakimini bağlayacağı—
Bononun «adi kefil» sıfatıyla imzalanabileceği, bu durumda uyuşmazlığın BK. 486 hükmüne (şimdi; TBK. mad. 585) göre çözümlenmesi gerekeceği?
Borçlu vekili tarafından icra mahkemesine verilen dilekçe altındaki imzanın, borçlu vekiline ait olmadığının ileri sürülmesi halinde, mercice «imzanın kendisine ait olup olmadığı» hususunun avukattan sorulması ve avukatın imzayı kabul etmesi halinde, başkaca bir husus araştırılmadan itiraz sebeplerinin incelenmesine geçilmesi gerekeceği—