D.çenin borçlu tarafından imzalanmasının unutulmuş olması olgusunun dilekçenin geçersiz sayılması gibi bir sonuç doğurmayacağı-
Bonoda şirket adına atılan keşideci imzasının şirket temsilcine ait olduğunu saptanması halinde borçlu şirketin senet bedelinden sorumlu olacağı-
Borçlu tarafından sunulan 'borcun olmadığı itfa veya imhal edildiği'ne dair belgenin, takip konusu borç nedeniyle verildiğinin kabul edilebilmesi için, belgede takip dayanağı senede açıkça atıfta bulunulmasının zorunlu olduğu-
Takipten sonra işleyecek faiz oranları dönem dönem (kademeli olarak) değişkenlik gösterdiğinden, bu faiz oranına süresi içinde borçlu tarafından itiraz edilmemiş olsa bile takip talebinde istenmiş olan faiz oranının kesinleşmiş olmayacağı, bu hususun süresiz şikayet konusu yapılabileceği- Borçlunun beş günlük itiraz süresi içinde, hakkında yapılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte istenmiş olan aylık %... faiz oranına (örneğin % 57, 70, 80 vb. gibi) itiraz etmemiş olması halinde, takip hukuku bakımından “takipten öncesi için talep edilen” faiz miktarının kesinleşmiş olacağı ancak, ”işleyecek faiz oranı”na borçlu tarafından ‘süresiz şikayet yoluyla” karşı çıkılabileceği, bu durumda, icra mahkemesince değişken avans faizi oranları Merkez Bankasından sorularak, alınacak bilirkişi raporu çerçevesinde “takipten sonrası için istenebilecek faiz oranı”nın saptanması gerekeceği-
Takibe konu bonoda keşideci 'şirketin yetkilisi olan kişinin şirket kaşesi üzerine' atılmış iki adet imzasının sadece şirketi sorumlu kılacağı, şirket yetkilisini sorumlu hale getirmeyeceği-
Takibin kesinleştikten sonraki aşamada borcun ve fer'ilerinin itfa edildiğinin her zaman icra mahkemesince ileri sürülebileceği-
Takip dayanağı kambiyo senedinden dolayı alacaklı hakkında ceza mahkemesinde resmi evrakta sahtecilik suçundan dolayı kamu davasının açılmış olması halinde, bu davanın sonucunun icra mahkemesince "bekletici mesele" yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekeceği-
Hukuki işlemlerde tarafların fiil ehliyeti kamu düzenine ilişkin olup mahkemece re'sen dikkate alınması gerektiğini; -atipik psikoz tanısı ile tedavi görmekte olan- borçluya ait mevcut tedavi evraklarının Adli Tıp Kurumu Başkanlığına veya tam teşekküllü bir devlet hastanesine gönderilerek, senedin tanzim tarihi itibariyle fiil ehliyetinin bulunup bulunmadığının tesbiti için rapor alınıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği-