Borçlunun sunduğu ödeme belgesinin, İİK.'nun 68a maddesi gereğince alacaklıya gönderilecek meşruhatlı davetiyeye eklenerek, 'duruşmaya gelmediği takdirde icra takibinin geçici olarak durdurulacağına karar verileceği’'nin davetiyeye yazılarak alacaklıya gönderilmesi gerekeceği-
Çekin ibraz tarihi itibariyle borçlu şirketin yetkililerinin, ilgili ticaret sicili memurluğundan saptanarak mahkemece sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği-
Bono bedelinin hem yazı ve hem de rakamla gösterilip iki bedel arasında fark bulunursa yazı ile belirlenen bedele itibar olunacağı, ancak bu kuralın, senedin bedel kısmında tahrifat yapılmamış olması halinde uygulanacağı; senette tahrifat yapıldığının bilirkişi raporu ile saptanması halinde, senedin, tahrifattan önceki miktar için geçerli olacağı-
Takip dayanağı belgenin (bono) niteliğinde olmaması halinde, zamanaşımı süresinin on yıl olacağı-
Takibe konu bonoların TL. cinsinden düzenlenmiş olmasına rağmen bonolar üzerinde bulunan 'EURO' ve 'DOLAR' ibarelerinin bonolara sonradan eklenip eklenmediğinin bilirkişi marifetiyle inceleme yapılarak araştırılması gerekeceği-
Adi ortaklığın ortaklık sözleşmesinde aksine bir hüküm yer almadığı sürece, idareci ortağın yapacağı işlemlerin diğer ortakları da bağlayacağı; ancak adi ortaklığı temsil yetkisi bulunmayan kimsenin adi ortaklık adına imzaladığı çekten dolayı diğer ortağın da müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunun kabul edilemeyeceği-
Keşidecinin kısıtlanarak kendisine vasi tayin edilmiş olduğunun anlaşılması halinde, mahkemece re'sen senetlerin tanzim tarihi itibariyle borçlunun fiil ehliyetinin bulunup bulunmadığının araştırılması gerekeceği-
Alacaklı takipten feragat etmiş ise de, borçlu tazminat talebinde bulunduğundan, mahkemece işin esası incelenmek suretiyle borçlunun itirazında haklı olup olmadığı değerlendirilerek oluşacak sonuca göre tazminat talebi hakkında bir karar verilmesi gerekeceği-
Borçlu adına oğlunun icra mahkemesine başvurarak borca/imzaya itirazda bulunamayacağı-
Takip borçlularının takip tarihinde ergin olmamaları halinde haklarında doğrudan doğruya takip yapılamayacağı, küçüklere karşı velayaten annesi/babasına takibin yöneltilmesi gerekeceği; icra mahkemesinin ‘terekenin borca batık durumda olup olmadığının’ tesbiti konusunda görevli bulunmadığı-
