Borçlu şirket temsilcisinin imzaladığı senetten dolayı şahsen sorumlu olması için, borçlu şirket kaşesi dışında senet üzerinde açığa atılmış bir imzasının bulunması gerektiği (sadece şirket kaşesi üzerine temsilci tarafından atılan iki imzanın, şirket temsilcisini şahsen sorumlu kılmayacağı)-
Bir davanın -HMK.'nun 320/(4). maddesi uyarınca- bir defadan fazla takipsiz bırakılması halinde, mahkemece 'davanın açılmamış sayılmasına” karar verileceği, ancak ilk işlemden kaldırmanın 1086 s. HUMK.'nun 409. maddesine göre verilmiş olması halinde, sonradan yürürlüğe giren yasal düzenlemenin geriye dönük olarak uygulanamayacağı-
Takibin kesinleşmesinden sonra zamanaşımının gerçekleşmesi halinde, -İİK. mad. 71/son uyarınca uygulanması gereken- İİK.'nun 33a maddesi uyarınca 'icranın geri bırakılmasına' karar verilmesi gerekeceği; mahkemece 'takibin iptaline' karar verilmeyeceği-
Takibe konu senetlerin tanzim tarihleri itibariyle keşideci şirketi temsil ve ilzama yetkili olan kişilerin ticaret sicil memurluğundan tesbit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği-
İhtiyati tedbir talebinde bulunan şirket vekilinin, dava konusu senedin “ödeyecek” bölümündeki ismin yanına “(şirket müdürü)” sözcüklerinin ve adres kısmındaki şirket isminin sonradan eklendiği, böylece şirketin bu senetten dolayı borçlu duruma sokulmak istendiği ileri sürülerek, ihtiyati tedbir talebinde bulunması karşısındaki iddiaların HMK’ nun 209. Maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekeceği-
İhtiyati haciz kararının, aynı yer icra müdürlüğünde infaza konulmasında yasaya aykırı bir yön bulunmadığı-
Takip dayanağı bononun 'bedel' kısmının tahrif edilmiş olması halinde, alacaklının tahrifat öncesine ait bedel üzerinden takibe devam edebileceği-
Kat Mülkiyeti Kanunu hükümlerine göre apartman yönetiminin, kambiyo senedi düzenleyerek kat maliklerini sorumluluk altına sokabilmesi için kendisine bu konuda kat malikleri kurulunca sözü edilen yasa hükmüne uygun olarak verilmiş kat malikleri kurulu kararı bulunması gerekeceği-
İİK. nun 169/a-II (ve 170/II) uyarınca icra mahkemesince verilen "takibin geçici olarak durdurulmasına" veya "takibin geçici olarak durdurulması talebinin reddine" ilişkin kararların HMK.nun 389. vd. maddeleri kapsamında olmadığından bu kararlar hakkında HMK. nun 394. maddesinin uygulanamayacağı ve bu kararların İİK.nun 363. maddesinde öngörülmemiş olması nedeniyle temyiz edilemeyeceği-
İcra takibinden önce bonoda tahrifat iddiasına dayalı olarak açılan menfi tespit davalarında İİK.'nun 72/III. maddesi uyarınca %15 teminat karşılığında "icra veznesine girecek paranın alacaklıya ödenmemesi" şeklinde mahkemece tedbir karar verilemeyeceği; yeni HMK.'nun 209. maddesi uyarınca teminatsız ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerekeceği-