Davacı ortaklığın giderilmesi davası sonucunda yapılan satış işleminden sonra kendisine tapu ve mirasçılık belgesindeki payından daha az ödeme yapıldığını ileri sürerek yasal faiziyle diğer paydaşlardan sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre tahsilini talep etmiş olduğundan görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu; talebin yanlış değerlendirilerek mahkemenin görevsizliğine karar verilmesinin doğru olmadığı-
Pompa bakımından çekişmenin giderilmesi isteğine ilişkin parsele elatmanın önlenilmesi istenilmediğinden taleple bağlılık ilkesi gereğince elatmanın önlenmesi kararı verilemeyeceği-
1086 sayılı HUMK zamanında açılan bir davada iddianın yazılı delil ya da yazılı delil başlangıcı niteliğindeki bir belge ile ispat edilememesi halinde delil listesindeki açıklamaya bakılması gerekeceği, buna göre delillerinde "her türlü yasal delil" şeklinde bir ifadeye yer verilmiş ise ilgilinin yemin deliline dayandığının kabul edileceği ve yemin teklif etme hakkının hatırlatılacağı-
HMK'nun 26. maddesinde talepten fazlasına veya talepten başkasına hükmedilemeyeceği düzenlenmiş olup eldeki davayı Maliye hazinesi davacı sıfatıyla açmıştır.Maliye Hazinesinin dava ettiği yerin bir bölümünün orman sınırları içerisinde kalması nedeniyle dahili davacı sıfatıyla Orman Bölge Müdürlüğü davaya dahil edilmesinin doğru olmadığı- Mahkemece talep aşılmak suretiyle orman sınırları içerisinde kalan 2/B harfiyle gösterilen 157,03 m2 lik bölümü yönünden de elatmanın önlenmesine karar verilmesinin isabetsiz olduğu-
Davaya konu bahçelerdeki ürünlerin dava dışı kimse tarafından tereke temsilcisi olduğu dönemde toplattırılıp elde edilen gelirin halen adı geçende olduğundan, ürün bedelinden tereke temsilcisinin sorumlu olduğunun kabulü gerekeceği,mahkemece; davacı vekilinin talebi ile bağlı kalınarak; budama, sulama, gübreleme masraflarının tespit ettirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekeceği-
Davacılar, miras payları oranında tapu iptali ve adlarına tescili istemiyle eldeki birleştirilen davayı açtıkları hâlde, birleştirilen davaya konu taşınmazın davalı Y. adına tapu kaydının iptali ile tüm mirasçılar adına tesciline karar verilmiş olmasının doğru olmadığı-
Mahkemece, HUMK.nun 74. (HMK.nun 26.) madde hükmü de gözetilerek, taleple bağlılık kuralı çerçevesinde, dava tarihi itibari ile davacının borçlu olmadığı miktar saptanarak menfi tespite hükmedilmesi gerekirken, davanın niteliği gözardı edilerek borçlu olunan miktar üzerinden olumlu tespit hükmü kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu-
Tapu kayıt maliki ile mirasbırakanın aynı kişi olduğunun tespiti ve kayyımlığın kaldırılması istekleri-
Akıl hastalığı sebebine dayalı bir boşanma davası olmadığından, delillerin evlilik birliğinin sarsılması sebebine dayalı boşanma davası çerçevesinde değerlendirilip, hasıl olacak sonuca göre karar vermek gerekeceği –
Mahkemece yapılan inceleme sonucunda düşük süt veriminden ötürü zararın, davacının bildirdiği miktardan daha fazla bir miktar olduğu kabul edilerek, davacının talebinin aşılması sonucunu doğuracak ve 6100 sayılı HMK 26/1'e aykırı şekilde, bu miktarın hüküm altına alınmasına karar verilmesinin doğru olmadığı-