Tapu iptali ve tescil davasında mahkemece, davacı tarafa talep kalemleri ayrı ayrı miktarları da belirtilmek suretiyle açıklattırılması ve her kalem için değerlendirme yapılması amacıyla bilirkişiden ek rapor alınması suretiyle bir karar verilmesi gerektiği- . Tevhit işlemi sonrasında yüklenicinin imal ettiği bağımsız bölümlerin bu davanın taraflarına isabet edecek olanlarında M2 bazında artış olduğu, doğan bu fazlalıktan, hem arsa sahiplerinin hem de yüklenicinin yararlandığından, karşı davacı yüklenicinin fazla M2 imali nedenine dayalı olarak tazminat isteminde bulunamayacağı- Talep edilen meblağdan fazlasına hükmedilemeyeceği-
Bozma ilamında da belirtildiği üzere yalnızca konut tespit föyü başlıklı belgede belirtilen eksik ve ayıplı imalatlar üzerinde durularak bunlar yönünden hesaplanacak miktar üzerinden ve taleple bağlı kalınarak bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisinin usul ve yasaya aykırı olduğu-
Davacı eldeki davada, davalılardan ... İnşaat ... A.Ş. nin, satın aldığı daireyi sözleşme gereği süresinde teslim edememesi nedeniyle, sözleşmenin feshi ile ödediği bedelin iadesine, verdiği bonoların geçersiz olduğunun tespitine karar verilmesini istemiş; mahkemenin ise davacının dava dilekçesinde hükümsüzlüğünü isteyip tek tek belirttiği bonolardan başka bonolar hakkında da hüküm kurduğu-
İcra Mahkemesi'nce şikayet nedenleri arasında yer almayan haczedilmezlik şikayeti değerlendirilerek takibin iptaline karar verilmesinin doğru olmadığı-
Temyize konu iştirak nafakasının artırılması davasında davacı tarafın dava dilekçesinde müşterek çocuk için iştirak nafakasının 400 TL artırılarak 500 TL ye çıkartılmasını talep etmesine rağmen, talepten fazlaya hükmedilerek 450 TL artırılarak 550 TL iştirak nafakasına hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu-
İcra Müdürlüğü'nce yapılan maaş hacizlerinin İİK'nın 355. madde hükmü uyarınca bildirilmesi üzerine söz konusu şirketçe İİK 83/2 madde hükmü uyarınca düzenlendiği anlaşılan maaş hacizleri ile ilgili yapılan sıralamanın İİK'nın 140/1. maddesinde tanımlanan sıra cetveli niteliğinde olduğundan söz edilemeyeceği, bu durumda mahkemece yapılan bu sıralamanın İİK'nın 140/1. maddesi uyarınca düzenlenen sıra cetveli niteliğinde olduğu kabul edilerek aynı Kanun'un 142/1. maddesi uyarınca açılan muvazaa nedenine dayalı sıra cetveline itiraz davalarında olduğu gibi ispat yükünün davalıda olduğunun kabulü ile uyuşmazlığın bu ilkelere göre çözümlenmesinin doğru olmayacağı-
Davalının itirazının yalnızca takip konusu faturada tahsil edilen dağıtım bedeli ve kayıp kaçak bedeli miktarına ilişkin olmasına karşın mahkemece, yalnızca davalının itirazına konu ettiği ve davacının da talep miktarı olarak harçlandırdığı 12.401,09 TL dağıtım ve kayıp kaçak bedeli yönünden değil, takip konusu tüm alacak miktarı yönünden inceleme yaparak, dava konusu olmayan alacaklar yönünden de davalının sorumlu olduğu miktarın belirlenmesinin doğru olmadığı-
Hâkimin, tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olduğu; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği, duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebileceği-