Davacı müşterek çocuk yönünden 200 TL tedbir nafakası talep etmesine rağmen, mahkemece taleple bağlılık ilkesine aykırı şekilde 300 TL tedbir nafakasına karar verilmesinin doğru olmadığı-
Davacının, davalı işyerinde kayıt elemanı olarak çalışırken iş akdini emekli olarak feshettiğinden bahisle kıdem ve ihbar tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının hüküm altına alınması istemiyle açtığı davanın duruşmasında “ben emekli olmadan önce son 2 yıldaki dini ve milli bayram çalışmalarına ilişkin haklarımı aldım” şeklinde beyanda bulunmasına rağmen, davacının ulusal bayram genel tatil alacaklarının hesabında bu yılların dışlanarak hesaplanması gerekirken, davacının talebini aşar şekilde yapılan hesaplamaya itibar edilerek hüküm kurulmasının bozmayı gerektirdiği-
İtirazın iptali davası-
Davalı şirketin yönetim kurulu tarafından şirketin en önemli taşınmazı olan otelin yıkılmaya çalışıldığı, (6.000.000) USD tutarında kredi çekilip otelin teminat olarak gösterildiği, kredinin otelin inşaatında değil, yönetim kurulu üyelerinin ortağı olduğu başka şirketlerde kullanılacağı, şirketin usulsüz olarak borçlandırıldığı, diğer bir deyişle şirketin kötü yönetildiği iddiasına dayalı olarak, davalı şirkete yönetim kayyımı atanması istemi-
Kötü niyetli olmasa da alacaklı tarafından yasadaki boşluktan yararlanılarak bir ilamdaki haklar için ayrı ayrı takip başlatılarak sebepsiz zenginleşmeye neden olacak şekilde fazladan avukatlık ücreti talep edilmesi hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu ve hukuk düzeni tarafından korunamayacağı- İlam bir bütün olmasına rağmen yasal ve geçerli bir neden olmaksızın alacaklının ayrı ayrı takip başlatmasının dürüstlük kuralına uymayacağı-
Hâkimin, tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olduğu; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği -(HMK. mad.26)
Tazminat davası-
Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 s. BK'nın 126/4. maddesi uyarınca, davacının denetim ücreti alacağı, beş yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu- Denetçilik görevinden haksız olarak ayrılmasına sebep olunduğundan, uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin olarak dava tarihinden sonraki dönemi de içerecek şekilde hüküm kurulmasının HMK. 26'ya aykırı olduğu; davacının ayrıldıktan sonra hiç bir denetim görevi yapmadığı gözetilerek belirlenecek tazminattan makul bir indirim yapılması gerektiği- 
Davacı taraf açıkça TMK'nun 713/2. maddesinde yer alan; '' … maliki 20 yıl önce ölmüş …'' hukuki sebebine dayanmış olup, aynı fıkradaki '' ... maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan ...'' hukuki sebebine dayalı bir istekte bulunmadığı halde mahkemece davanın bu sebebe dayalı tapu iptali ve tescil davası olarak nitelenip delillerin bu şekilde değerlendirilmesinin usul ve Yasa'ya aykırı olduğu(HMK. mad. 26)- Davacı tarafın dayandığı hukuki sebebe göre, taraf delilleri toplanarak toplanan delillerle birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği- 
Miras payları oranında iptal ve tescil isteğinde bulunulduğu halde, istek aşılmak suretiyle, dava dışı bir mirasçı da olduğu gözardı edilerek, tüm mirasçılar adına tescil kararı verilmesinin isabetsiz olduğu-