Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine göre teslimi gereken dairelerin teslim edilmemesi nedeniyle gecikme tazminatı istemine ilişkin davada, dava dilekçesinde, her bir daire için geç teslim nedeniyle aylık 250,00 TL tazminat talep edilmesine rağmen, hükme esas alınan bilirkişi raporunda 2011 yılı için talep aşılarak aylık 259,52 TL üzerinden hesap yapıldığı; bu durumun HUMK'nun 74. maddesine (HMK m.26) aykırılık teşkil etmesi-
HMK'nın 26. maddesine (HUMK 74.) göre hakimin, tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olduğu; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği- Somut olayda, davacı tarafından dairelerin tavanındaki su sızması nedeniyle meydana gelen zararın tazminine ilişkin bir talep olmadığı halde, mahkemece bu konuda karar verilmesinin doğru olmadığı-
İtirazın kaldırılması ve temerrüt nedeni ile kiralananın tahliyesi isteminde, mahkemece talep aşılarak, takibe ve davaya konu edilmeyen Ocak 2010 ayına ait eksik ödemenin nazara alınıp fazla alacağa karar verilmesi doğru olmadığı gibi, dava tarihinden önce yapılan ödemeler düşülerek dava tarihindeki bakiye kira alacağı üzerinden itirazın kaldırılmasına karar verilmesi gerekeceği-
Davacı, dava dilekçesinde maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuş olup, mahkemenin, "davacı vekilinin, boşanma halinde davalıdan maddi ve manevi tazminat istemediklerini" gerekçe göstererek maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verdiği; oysa, davacı vekilinin yazılı veya sözlü bu yönde bir beyanı bulunmadığı; böyle bir beyan bulunmadığı halde açıklanan gerekçe ile davacının maddi ve manevi tazminat isteklerinin reddedilmesinin yerinde olmadığı-
Sınırlı yetkili icra mahkemesince ilamın infaz edilecek kısmı yorum yoluyla belirlenemeyeceği- İlam hükmü nazara alınarak devlet bankalarında USD cinsinde bir yıllık mevduat uygulandığı , faiz oranları celp edilerek en yüksek faiz oranları tespit edilip bilirkişiden hesaplama yapılması talep edilerek sonuca gidilmesi yerine eksik inceleme ve hatalı bilirkişi raporuyla yazılı şekilde hüküm kurulamayacağı-
Davacı tarafça yönetim kurulu üyeliğinin düşürülmesine ilişkin yönetim kurulu kararının iptali istendiği; mahkemece, dava konusu yönetim kurulu kararının iptaline karar vermekle yetinilmesi gerekirken HMK'nın 26. maddesi hükmüne aykırı olarak davacının yönetim kurulu üyeliğinin de devamına karar verilmesinin doğru olmadığı; hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın giderilmesinin yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği-
Mahkemece, gerektiğinde mahallinde bilirkişi aracılığıyla yeniden keşif yapılarak, önceki keşifte zapta geçirilen gözleme konu hususlar da gözetilerek, ortak yerlerdeki eksik işler açısından davacının, payı oranında talepte bulunabileceği de dikkatten kaçırılmadan, varsa eksik işlerin dava tarihindeki serbest piyasa rayiç değeri üzerinden tespit yapılması sonucu karar verilmesi gerektiği-
Bilirkişi tarafından da takipte talep edilen aylara ilişkin aidat borcunun ödendiği ve mahkemece de bu durum kabul edildiği halde davanın reddine karar verilmesi gerekirken, itirazın iptali davasındaki takip talepnamesi ile bağlılık ilkesi gözardı edilerek itirazın kısmen iptaline karar verilmesinin hatalı olduğu-
TMK. mad. 174/2. çerçevesinde manevi tazminat talep ettiği halde; bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesinin hatalı olduğu-
Mahkeme davada tarafların istekleriyle bağlı olup başka bir şeye hükmedemeyeceğinden (HUMK.m.74, HMK.m.26), mahkemece davacının evliliğin iptali isteği konusunda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerekirken istek olmadığı halde Türk Medeni Kanununun 165. maddesi uyarınca boşanmaya karar veremeyeceği-
