Edimler arasındaki aşırı farkın bağışlama hükmünde sayılıp yapılan tasarrufun iptale tabi olduğu- Üçüncü kişi tarafından taşınmazın tasarruf tarihindeki bilirkişilerce belirlenen gerçek değerinin ödendiği yasal ve inandırıcı delillerle kanıtlanamaması ve edimler arasında fahiş farkın bulunduğu hallerde üçüncü kişinin iyi niyet iddiasının dinlenemeyeceği, mahkemece davalı üçüncü kişiye yapılan tasarruf yönünden; misli aşan bedel farkının bulunmasına göre davanın kabulüne, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre davalı dördüncü kişi ile davalı borçlu arasında iş, arkadaşlık, tanıdıklık gibi herhangi bir ilişkinin, kötü niyetinin olduğunun, davacı tarafından ispatlanamamasına göre, davalı dördüncü kişi yönünden davanın reddine, İİK m. 283/1. maddesi gereğince de; dava konusu gayrimenkulün davalı üçüncü kişi tarafından davalı dördüncü kişiye devredildiği tarihteki gerçek değerinin icra dosyadaki alacak ve fer'ileri ile sınırlı olmak üzere davalı üçüncü kişiden tahsiline karar verilmesi gerektiği-
Tasarrufun iptali davalarında dava değerini, takip konusu alacak ile dava konusu tasarrufun değerinden hangisi az ise o değerin oluşturacağı- Takip konusu alacağın toplam 88.357,37 TL olduğu, davanın aynı bedel üzerinden ıslah edildiği, iptali istenen tasarrufa ilişkin olarak; ruhsatın birinci satış tarihi rayiç değerinin, ikinci satış tarihi rayiç değerinin, ruhsatın birleşme tarihindeki rayiç değerinin daha yüksek olarak belirlendiği, direnme karar tarihinde geçerli HMK m. 362/1-a'da öngörülen kesinlik sınırının ise 107.090,00 TL olduğu uyuşmazlıkta, davanın dayanağı olan alacak miktarı gözetildiğinde, Bölge Adliye Mahkemesince verilen direnme kararına karşı miktar itibariyle temyiz yoluna başvurulamayacağı-
Tasarruf iptal kararına dayalı olarak şikayetçi üçüncü kişiye icra emrinin tebliği üzerine, şikayetçinin 7 günlük süresi içerisinde icra mahkemesine verdiği dilekçede "icra emri tanzim tarihinden iki gün önceki dosya hesabı borcunun ... TL olduğu, bu borç miktarı yerine ilamda hükmedilen ... TL'nin icra emrine yazıldığı, bu miktarın dosya borcundan fazla olamayacağı bu nedenle icra emrinin iptaline karar verilmesini" talep etmesi-
Uyuşmazlık, 2004 sayılı yasanın 277 ve devamı maddelerine göre açılmış, tasarrufun iptali istemine ilişkindir...
Uyuşmazlık, 6183 sayılı Yasa’nın 24 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir...
Tasarruf tarihinde davalı ...............'nun borçlu davalı ................'nin kayınpederi olduğu, İİK.nun 278 maddesine göre üçüncü dereceye kadar (bu derece dahil) hısımlar arasında yapılan ivazlı tasarruflar bağışlama gibi olduğundan batıl kabul edileceği, davalı ............... tarafından iddia edilen alacağın muvazaalı olduğu hususu da ispat edilmediğinden davalılar arasındaki tasarrufun iptal edilmesi gerektiğin ancak iptal edilmesi gereken tasarruflardan 47 adet büyükbaş hayvan davalı ............ nezdinde elinden çıktığından İİK.nun 283. maddesine göre dava bedele dönüştüğünden davalı ............'nun elinden çıkardığı tarihteki gerçek değeri oranında takip konusu alacak ve fer'ileri ile sınırlı olarak tazminat ödemesine hükmedilmesine, davalılar arasındaki ........... ili, ............. İlçe Tarım Müdürlüğünde kayıtlı, ............... küpe numaralı bir adet büyükbaş hayvan devrine ilişkin satış işleminin İİK 283/1 maddesi gereğince davacının alacağının tamamını karşılayacak şekilde iptaline, davacıya ............. 9. İcra Müdürlüğü'nün .................. esas sayılı icra dosyasındaki alacak ve feri'leri ile sınırlı olmak üzere dava konusu .................... küpe numaralı bir adet büyükbaş hayvan üzerinde davacıya haciz ve satış isteme yetkisi verilmesine, dava konusu diğer hayvanlar yönünden davalı .................'nun nezdinde hayvanların elden çıkarılmış olduğundan davalı ..............'nun takip konusu alacak ve feri'ler ile sınırlı olmak üzere davacıya ................ TL tazminat ödemesine karar verilmesinin yerinde olduğu-
Birden fazla tasarrufun iptali davasında verilen ihtiyati hacizlerden birisinin ilk kesinleşen ihtiyati hacze iştirakinin İİK 268/1, 100/1-1 ve 100/1-2. maddelerine göre belirleneceği- Somut olayda, şikayet olunanın haczi ilk kesin haciz olup şikayetçilerin hacizleri ise daha sonra kesin hacze dönüşmüşse de, şikayetçilerin kesin hacze dönüşen ihtiyati hacizlerine dayanak davaları şikayet olunanın kesin haczinden önce açıldığından, şikayetçilerin kesin hacizlerine konu ihtiyati haczin uygulandığı dava tarihlerinin şikayet olunanın kesin haciz tarihinden önce olması nedeniyle İİK m. 268/1 ve 100/1-2 uyarınca ilk sırada yer alan kesin hacze iştirak etmeleri ve paranın her üç alacaklı arasında garameten paylaştırılması gerektiği-
Davalı ...'in borçlusu kardeşi ... olan ... Genel İcra Dairesinde ... E. Sayılı cebri icra takibi başlattığı, bu dosya alacağının fer'ileri hariç toplam 1.350.000,00 USD olduğu, icra dosyasına eklenen adi yazılı protokollere dayanan bu alacağın kaynağının miras paylaşımı ile alakalı olduğunun ileri sürüldüğü, davalılar arasında 27.06.2005 tarihli sözleşme ve ibraname başlığı altında senet tanzim edildiği ve miras paylaşımı yapıldığı, bu sözleşmeye göre tarafların birbirlerine borcu bulunmadığı, 13.06.2010 tarihi atılan ek sözleşmeyle davalı borçlu ...'a borç yüklenilmiş olup adi yazılı ikinci senede itibar edilmediği, davalı tanıklarının da savunmadan farklı olarak; ...'nın ...'ya borç para verdiği ve bu nedenle aralarında borç ilişkisi olduğu beyanlarına itibar olunmadığı, borçlular kardeş olup ...'nın, ...'nın ekonomik durumu ve borçlarını bilebilecek durumda olduğu, davacının alacağını tahsil önüne geçebilmek için davalıların aralarında alacak takibi başlattıkları kanaatine ulaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile, davalıların ... Genel İcra Dairesi ... Esas sayılı takip dosyası ile yapmış oldukları tasarrufun iptali ile davacının ... Genel İcra Dairesi ... Esas sayılı takip dosyası alacağı ve fer'ileri ile sınırlı olmak üzere iptal edilen dosya üzerinden alacağı tahsil yetkisi verilmesine karar verilmesinin isabetli olduğu- Tasarrufun iptali davalarında davanın kabulüne karar verilmesi halinde alacaklının icra dosyasındaki alacak ve fer'ilerine şamil olmak üzere tasarrufun iptali ile davacıya haciz ve satış yetkisi verilmesi gerekir ise de, somut olayda dava konusu tasarrufun davalılar arasında yapılan muvazaalı icra takibi olduğu anlaşılmış olup, bu durumda yalnızca davacının alacak ve fer'ileriyle sınırlı olmak üzere muvazaalı icra takibinin iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hem tasarruf konusu icra takibinin iptaline karar verilmesi, hem de iptal edilen bu takip dosyası üzerinden tahsil yetkisi verilmesinin doğru olmadığı, ne var ki bu yanılgının giderilmesinin yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte olmadığı-
Şikayet olunanın gerek (tasarrufun iptali) dava tarihi gerek ihtiyati haciz tarihleri ve şikayetçinin takip alacağının dayanağı gözetildiğinde; ilk kesin haczin şikayetçiye ait olduğu, şikayet olunanın tasarrufun iptali davasının karar tarihi dikkate alındığında ilk kesin hacizden sonra hüküm verildiği ve 24.11.2022 tarihi itibariyle ihtiyati haczin kesin hacze dönüştüğü, İİK'nın 100/1-2 maddesi dikkate alınarak, şikayet olunan ve kamu haczinin ilk kesin hacze iştiraki ile garameten paylaşılması gerektiği-
Borcun doğumunun haksız fiil tarihi olduğu ve iptali istenen tasarrufun borcun doğumundan sonra gerçekleştiği- Davalı üçüncü kişinin, davalı borçlunun kardeşi olduğu, davalı borçlunun borcun doğumundan sonra adına kayıtlı bulunan dava konusu taşınmazları, diğer davalı kardeşi ve eniştesine temlik ettiği, taşınmazları devralan davalıların, borçlu davalının durumunu ve kastını bilecek kişilerden olduğu, yapılan tasarrufun muvazaalı olduğu ve anılan tasarrufun TBK'nın 19. ile İİK'nın 277 ve devamı maddeleri uyarınca iptale tabi bulunduğu, yapılan işlemlerin sırf alacaklıyı zarara uğratmak ve alacağın tahsilini engellemeye yönelik bulunduğu- Davalı üçüncü kişi kardeşin, taşınmazları devraldıktan sonra ve dava tarihinden önce dava dışı 4. kişiye, davalı üçüncü kişi eniştenin de taşınmazı dava tarihinde sonra dava dışı 4. kişiye devrettiği- Dava tarihinden önce devredilen taşınmazlar yönünden davalı 3. kişilerden tazminat isteminin TBK m. 19 gereğince açılan dava yönünden mümkün olmadığı- İİK m. 277 vd. gereğince açılan dava yönünden ise İİK m. 283/2 uyarınca, üçüncü şahıs hakkında nakden tazminata hükmedilmesinin mümkün olduğu- Dava tarihinden sonra devredilen taşınmaz yönünden ise davacının yargılama sırasında davasını bedele dönüştürdüğüne dair beyan dilekçesi sunduğu, TBK m. 19. uyarınca açılan davada dava tarihinden sonra devredilen taşınmaz yönünden HMK'nın 125. maddesi uygulanmak suretiyle bedele dönüşme halinin mümkün olduğu, İİK m. 277 vd.na dayalı dava yönünden de İİK m. 283/2 gereği davanın bedel dönüştüğü, buna göre davalı 3. kişilerin tasarrufa konu malı elden çıkardıkları tarihteki gerçek değeri ile ve borç miktarı ile sınırlı olarak nakden tazmin ile sorumlu tutulmalarının yerinde olduğu-
