Davalı borçlu şirket icra takibinde borçlu olarak yer almadığından tasarrufun iptali davasın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesinin isabetli olduğu- Davacı vekili "asıl borçlu davalı şirketi hakkında kredinin teminatında ipotek ve rehin bulunması nedeniyle ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapıldığını, ayrıca asıl borçlu şirket hakkında taşınır rehninin paraya çevrilmesi yoluyla da takip yapıldığını, kefiller hakkında da ayrıca ilamsız icra takibi başlatıldığını, İİK. m. 45/1 gereği davalı borçlunun ilamsız icra takibine dahil edilmediğini, ilamsız takip dayanağının firmaya kullandırılan kredi olduğunun itirazın iptaline yönelik karardan da anlaşıldığını, bu durumda söz konusu itirazın iptali davasının sonucunun beklenerek oluşacak duruma göre karar verilmesi gerektiğini" ileri sürmüşse de, dava dayanağı icra takip dosyasında davalı şirketin borçlu sıfatı olmadığından, bu dosyadan alınacak kararın infaz kabiliyetinin de mümkün olmadığı gözetildiğinde, temyiz isteminin reddi gerektiği-
Meskeniyet şikayeti, yalnızca takip borçlusuna tanınmış bir hak olup; takipte borçlu sıfatı taşımayan 3. kişinin bu şikayette bulunmaya hakkı olmadığı- Somut olayda, şikayetçi icra takibinde "borçlu" sıfatını taşımaması nedeniyle meskeniyet şikayetinde bulunamayacağı-
Borçludan dava konusu taşınmazı satın alan ve tasarrufun iptali davasında üçüncü kişi konumunda olan şikayetçinin meskeniyet şikayetinde bulunamayacağı (şikayetin aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği-)
Dava konusu gayrımenkulün davalı 3. şahsa devredildiği tarih itibari ile doğmuş vergi borcunun tespiti yapılarak, tasarruf tarihi itibari ile doğmuş olan vergi aslı ve ferileri üzerinden iptal kararı ve davacı alacaklıya cebri icra yetkisi verilmesi gerekeceği-
İİK'nin 284. maddesine göre tasarrufun iptali davalarının tasarruf tarihinden itibaren 5 yıllık süre içinde açılması gerektiği- Davalı borçlu kooperatifin üyesi olan üçüncü kişinin borçlunun durumunu ve amacını bilebilecek kişilerden olduğu- Dava konusu taşınmaz üzerinde kooperatif tarafından davalı üçüncü kişiye yapılan ferdileştirmeye ilişkin tasarrufun iptali ile davacı alacaklıya icra takibine konu alacak ve fer'ileri ile sınırlı olmak üzere haciz ve satış yetkisi verilmesine karar verilmesi gerektiği- Yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilirken davalı borçlu kooperatif ile üçüncü kişinin müşterek müteselsil sorumluluğuna karar verilmesi gerektiği-
TBK m. 19a dayalı tasarrufun iptali davalarında satış silsilesinde yer alan tüm alıcıların davalı olarak gösterilmesi ve taşınmazı devir silsilesindeki tüm satış işlemlerinin muvazaalı olduğunun kanıtlanması gerektiği, bu davalarda talep sonucunun nakden tazmine dönüştürülemeyeceği, İİK m. 283/2'nin kıyasen uygulanamayacağı- Üçüncü kişinin taşınmazı yargılama devam ederken dördüncü kişilere devrettiği ve bu kişilerin davaya dahil edilerek taraf teşkilinin sağlandığı, ancak son kayıt malikine yapılan temlikin muvazaalı olup olmadığı hususunda mahkemece yeterince araştırma yapılmadığı- Davacı tarafça katılma alacağından doğan dava sonuçlarından kurtulmak için davalı borçlu tarafından taşınmazın devredildiğinin iddia edildiği, taraflar arasındaki aile mahkemelerde görülen dosyalarının derdest olduğu, bu dosyaların bekletici mesele yapılarak, davacının bir alacağının olduğunun tespiti halinde TBK m. 19. maddesi gereğince davalılar arasındaki tasarrufun iptale tabi olup olmadığının değerlendirilmesi ve iptale tabi olması halinde davacı yararına hükmedilecek alacak ve fer'ileriyle sınırlı olarak ve İİK m. 283/1. maddesinin kıyasen uygulanarak davacıya haciz ve satış yetkisi verilmeli, aksi durumda davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiği- Mahkemece, kolluk aracılığıyla dava konusu taşınmazın devirden sonra kim tarafından kullanıldığının araştırılarak, taşınmazın bağ niteliğinde olduğu gözetilerek ilgili meslek odalarından davalılar tarafından taşınmazın kullanıldığına dair kurumlarında evrak bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiği-
Sıra cetveline konu satış bedelinin tüm tasarrufun iptalini açan şikayetçiler arasında A...A.Ş. için 42.991,38 TL'yi aşmayacak şekilde garameten paylaşılması gerektiği-
Tasarrufun iptali davalarında, dava konusu taşınmaz üçüncü kişi tarafından bir başka kişiye satılmış daha sonra bu kişinin elinden çıkmış ve dava üçüncü kişi ve dördüncü kişi yönünden dava kabul edilmiş ise, bedelden hem üçüncü kişi hem de dördüncü kişinin sorumlu olacağı- Dava konusu gayrimenkullerin davalı 3. şahıslara devredildiği tarihler itibari ile davalı borçlunun doğmuş vergi aslı borcu ve ferileri belirlenerek, davalıların tarihlerine göre belirlenen miktarlarla sınırlı olarak, tazminattan sorumlu olması gerekirken, borçlu şirketin vergi borcunun belirlenmesinin hatalı olduğu-
Davalı 4. kişi .............'nin kötüniyetli olduğu davacı tarafından ispatlanamadığından, davalı ................. mirasçıları olan dahili davalılar hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerekeceği- Davalı 3. kişi hakkındaki davanın, tasarruf tarihi itibariyle tapuda gösterilen satış bedeli ile bilirkişice saptanan tasarrufa konu hissenin rayiç değeri arasında mislini aşan farkın bulunması ve davalı tarafından taşınmazın 85.000,00-TL bedelle satın alındığının savunulması karşısında, davalı borçlu ile davalı 3. kişi arasındaki tasarrufun İİK'nun 278/3-2 maddesi kapsamında iptale tabi olduğu; ancak, davalı 3. kişi O. Ç.oğlu'nun tasarrufa konu hissesini, davalı 4. kişiye satmış olması nedeniyle, İİK'nun 283/2 maddesi gereğince, davalı .......... hakkındaki davanın bedele dönüştürüldüğü gerekçesiyle davanın kabulü ile; dava konusu "arsa" niteliğindeki taşınmazdaki (1335/4032) hissenin, davalı borçlu tarafından, davalı 3. kişi ............'e, 01.03.2013 tarih ve ............... yevmiye sayılı resmi senet ile yapılan satışına ilişkin tasarrufun davacı yönünden iptali ile İİK'nun 283/1 maddesi uyarınca, dava konusu taşınmazdaki tasarrufa konu (1335/4032) hisse üzerinde, ............ İcra Müdürlüğünün .......... Esas sayılı takip dosyasındaki alacak ve ferileri ile sınırlı olmak kaydıyla, davacıya cebri icra yetkisi tanınmasına karar verilmesi gerekeceği- Dava konusu; "zeytinli ağaçlı tarla" niteliğindeki taşınmazdaki (121492/900353) hissenin, davalı borçlu tarafından, davalı 3. kişiye, 20.12.2013 tarih ve ............ yevmiye sayılı resmi senet ile yapılan satışına ilişkin tasarrufun davacı yönünden iptali ile dava konusu taşınmazın, davalı 3. kişi tarafından, 13.01.2014 tarih ve ............... yevmiye sayılı resmi senet ile davalı ................'ye satıldığı ve dava, İİK'nın 283/2 maddesi uyarınca tazmine dönüştüğünden, .............. İcra Müdürlüğü'nün ............. Esas sayılı takip dosyasındaki alacak ve fer'ileri ile sınırlı olmak kaydıyla, 485.396,98 TL alacağın (............... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin, ............. Esas, ............ Karar sayılı dosyasında, takibe konu alacağı temlik alan şirketin, takibe konu yaptığı .............. İcra Müdürlüğünün ................ Esas sayılı takip dosyasındaki alacak miktarı da gözetilmek suretiyle, tahsilde tekerrür oluşturmamak üzere), davalı 3. kişi ..............'ndan tahsili ile, davacı bankaya verilmesine karar verilmesi gerekeceği-
İcra ve İflas Kanunu uyarınca açılan tasarrufun iptali davasında; borçlunun taşınmazını mevcut bir borcuna mahsuben üçüncü kişiye devretmesi durumunda, aralarındaki ticari ilişki nedeniyle üçüncü kişinin borçlunun mali durumunu ve alacaklıları zarara uğratma kastını bildiği veya bilmesi gerektiği (İİK m. 280/1) kabul edilerek tasarrufun iptaline; taşınmazın iyi niyetli dördüncü kişiye devredilmiş olması halinde ise üçüncü kişinin taşınmaz bedelinden sorumlu tutulması (İİK m. 283/2) gerektiği-