İki haftalık hak düşürücü süre içinde tarafların dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi için herhangi bir müracaatta bulunmadığı, dosyanın mahkemece kendiliğinden (resen) görevli mahkemeye gönderildiği anlaşıldığından, HMK. mad. 20 uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği-
Yetkisizlik kararı kesinleşmeden icra müdürlüğünce dosyanın mahkeme kararında yetkili yer olarak gösterilen icra dairesine gönderilemeyeceği -
Davacının, davalı idarenin inşaatı nedeniyle zarara uğradığı ileri sürülmüş olup, istem 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesi hükmünce bir tam yargı davasının konusunu oluşturduğu ve bu davalara bakma görevinin idari yargı yerine ait olduğu- Görev sorunu, kamu düzenine ilişkin olup, açıkça veya hiç ileri sürülmese bile yargılamanın her aşamasında mahkemelerce kendiliğinden araştırıldığı- Yargı yolu bakımından mahkemenin görevli olmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği-
Somut olayda taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen yetki itirazının kabulüne dair kararın temyiz edilmeyerek kesinleşmiş olduğu, alacaklının gönderme talebinin ise  iki haftalık kesin süreden sonra yapıldığı, bu durumda, mahkemece, kamu düzeni ile ilgili olan HMK'nun 20. maddesi uyarınca re’sen takibin  açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekeceği -
İstanbul Tüketici Mahkemesince verilen yetkisizlik kararı gerçek anlamda yetkisizlik kararı olmayıp HSYK'nın kararına göre İstanbul Anadolu Tüketici Mahkemesinin açılması sebebiyle gönderme kararı niteliğinde olduğundan, HMK'nın 20. maddesinde öngörülen iki haftalık yasal sürenin uygulama yeri bulunmadığı ve anılan süre geçtikten sonra başvuru yapılmış olsa bile gönderilen mahkemenin davaya bakmakla yükümlü olduğu-