Eldeki davada, davacı taraf kooperatif üyesi davalının ilgili taşınmazla ilgili 19/10/2020 tarihli harici taşınmaz satış sözleşmesi uyarınca tapu iptal tescil talebinde bulunduğu, davacı tarafın kooperatif üyeliğinin devrine ilişkin herhangi bir iddia ve talebi bulunmadığı gibi, kooperetif üyeliğinin devri halinde de, devrin kooperatife bildirilmesi ve yönetimin makul sürede yapacağı inceleme sonunda devir alanın ortaklık şartlarını taşıması durumunda bu kişiyi ortaklığa kabul edeceği, buna ilişkin dosya kapsamında herhangi bir bilgi ve belgeye de rastlanamadığı, tapu iptal ve tescil talebinin davalı ile davacı arasında düzenlenen harici satış sözleşmesine dayandığı anlaşılmakla davaya bakmakla görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu-
Kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki haftalık süre içerisinde dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi için talepte bulunulmadığı-
Yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle verilen usulden ret kararları ile adli yargı içindeki mahkemeler arasında görevsizlik/yetkisizlik nedeniyle verilen usulden ret kararlarının birbirinden farklı olduğu- Dosyanın görevli/yetkili mahkemeye gönderilmesi için başvuru koşulunun, aynı yargı kolu içerisindeki mahkemeler arasında verilmiş kararlara ilişkin bir usul kuralı olduğu- Dosyanın görevli/yetkili mahkemeye gönderilmesi için başvuru süresinin bir hak düşürücü süre olduğu ve hak düşürücü sürelerin kanuniliği ilkesi gereği de taraflara kanunun öngörmediği bir yükün yorum yoluyla getirilmesinin düşünülemeyeceği- Uyuşmazlık Mahkemesinin kararlarına uymanın zorunlu olduğu ve ilgili yargı mercilerinin gecikmeksizin bu kararı uygulamakla görevli olduğu- Olumsuz görev uyuşmazlığında Uyuşmazlık Mahkemesince görevsizlik kararı kaldırılan mahkemenin bu karar gereği işlem yaparak yargılamaya kaldığı yerden devam etmesi gerektiğinden kıyas yoluyla HMK.20 maddesinin uygulanmasının imkânı bulunmadığı-
Davacı yana tebliğinden itibaren iki hafta içinde tarafların kararı veren mahkemeye başvurarak dava dosyasının görevli veya yetkili mahkemeye gönderilmesi için talepte bulunmaları gerekirken bulunmadıkları anlaşıldığından ilk derece mahkemesince davanın açılmamış sayılmasına dair verilen 11.07.2023 tarihli ek kararın doğeu olduğu-
HMK’nun 20. maddesi gereğince yetkisizlik kararı kesinleşmeden takip dosyası yetkisizliğine karar verilen icra müdürlüğünce mahkeme kararında yetkili yer olarak gösterilen icra dairesine gönderilemeyeceği, ancak alacaklının dosyanın yetkili icra dairesine gönderilmesi yönünde talepte bulunması için kararın kesinleşmesi gerekmediği- 6762 sayılı TTK'da zamanaşımını kesen işlemlerin sınırlı olduğu; öte yandan, alacaklı tarafından takibin devamını sağlamaya yönelik olarak yapılan icra takip işlemlerinin de zamanaşımını keseceği-
Bozma ilamının taraflara tebliğ edilip tarafların duruşmada dinlenildikten sonra bozma ilamına uyulmasına karar verilmesi durumunda görevsizlik kararı verilmesi, mahkeme kararında direnirse, bu kararın temyiz edilmesi durumunda direnme kararının incelenmesi için dosyanın ilgili daireye gönderilmesi gerekirken, usul işlemleri yerine getirilmeksizin tarafların hukuki dinlenilme ve savunma hakkına aykırı olacak şekilde kesin olarak dosya üzerinden dosyanın görevsizlik kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğu-
Alacaklı vekili tarafından HMK'nın 20. maddesinde öngörülen iki haftalık yasal süre geçtikten sonra, ................ tarihinde dosyanın yetkili İstanbul İcra Müdürlüğüne gönderilmesinin talep edildiği ve icra müdürlüğünce dosyanın gönderilmesine karar verildiği, bu tarih itibari ile başvurunun HMK.'nun 20. maddesinde öngörülen iki haftalık kesin süre içerisinde olmadığı görüldüğünden, İlk Derece Mahkemesince; kamu düzeni ile ilgili olan HMK'nın 20. maddesi uyarınca re’sen takibin açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekeceği-
Yetkisizlik kararının kesinleşmesinden önce alacaklının dosyanın yetkili yere gönderilmesi talebinde bulunması geçerli olmakla birlikte, yetkisizlik kararı kesinleşmeden icra dosyasının yetkili yere gönderilemeyeceği, gönderilmesi halinde ise ödeme emrinin iptalinin gerekeceği, o halde, İlk Derece Mahkemesince, yetki itirazına ilişkin karar kesinleşmeden dosyanın yetkili yere gönderilmesine karar verildiği açık olduğundan, iş bu borca itiraz başvurusu üzerine muteriz borçlu hakkındaki ödeme emrinin iptali ile itirazların esasının incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekeceği-
Yetkisizlik kararının kesinleşmesinden önce alacaklının dosyanın yetkili yere gönderilmesi talebinde bulunması geçerli olmakla birlikte, yetkisizlik kararının kesinleşmeden icra dosyası yetkili yere gönderilemeyeceği, gönderilmesi halinde ise ödeme emrinin iptalinin gerektiği - İlk Derece Mahkemesince, yetki itirazına ilişkin karar kesinleşmeden dosyanın yetkili yere gönderilmesine karar verildiğinin açık olduğu, bu nedenle söz konusu borca itiraz başvurusu üzerine muteriz borçlu hakkındaki ödeme emrinin iptali ile itirazların esasının incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde istemin esası incelenerek sonuca gidilmesinin isabetli olmadığı-
Elinde kambiyo senedi bulunan alacaklı, kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip yapabilirse de borçlu aleyhine tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile aynı anda hem rehnin paraya çevrilmesi yolu ile hem de kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip yapılması hâlinde borçlunun şikâyet yolu ile icra mahkemesine başvurarak aleyhine başlatılan ikinci takibin iptalini isteyebileceği- İlk olarak başlatılan kambiyo takibinin açılmamış sayılmasına kesinleşmiş mahkeme kararı ile karar verilmiş olduğundan şikayetçilerin istinaf dilekçesindeki sair iddiaları incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği-