HMK'nun 20. maddesinde; görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi halinde, taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerekeceği, aksi takdirde, bu mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği - İİK'nın 134. maddesinde; ihalenin feshine ilişkin şikayet, görevsiz veya yetkisiz icra mahkemesine yapılırsa, mahkemece evrak üzerinde inceleme ile başvuru tarihinden itibaren en geç on gün içinde görevsizlik veya yetkisizlik kararı verileceği ve bu kararların kesin olacağı - Somut olayda ihalenin feshine ilişkin şikayet hakkında dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu İİK’nun 134/4. maddesi hükmüne göre verildiği anda kesin olan bu görevsizlik kararına ilişkin olarak görevli mahkemeye gönderme talebinde bulunma süresinin HMK’nun 20. maddesi hükmüne göre olacağı, mahkemece, kamu düzeni ile ilgili olan HMK'nun 20. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekeceği -
İhalenin feshine ilişkin şikayette verilen yetkisizlik kararının İİK.nun 134/4.maddesi gereğince kesin nitelikte olacağı - HMK.nun 20/1 maddesi “Görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi hâlinde, taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten, iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli yada yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerekeceği, aksi takdirde, bu mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği - Somut olayda, mahkeme ihalenin feshi isteminde yetkisizlik kararı vermiş, bunun üzerine şikayetçi borçlu vekili dosyanın iki hafta süre geçtikten sonra yetkili mahkemeye gönderilmesi talebinde bulunulduğu anlaşıldığından davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekeceği -
Alacaklı, HMK.'nun 20/1. maddesinde öngörülen iki haftalık yasal süreden sonra dosyanın yetkili icra dairesine gönderilmesi isteminde bulunduğundan, mahkemece, kamu düzeni ile ilgili olan HMK.'nun 20/1. maddesi uyarınca re'sen takibin açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekeceği -
Dosyanın yetkili icra müdürlüğüne gönderilmesinin iki haftalık kesin süreden sonra istenmesi halinde, mahkemece re’sen takibin açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekeceği-
Borçlu hakkında yetkisiz icra dairesinde takip başlattığı, borçlunun süresinde yetki itirazı üzerine icra mahkemesinin kararıyla yetki itirazının kabulüne, dosyanın yetkili icra müdürlüğüne gönderilmesine karar verildiği ve kararın taraflarca temyiz edilmemesi üzerine kesinleştiği, alacaklı vekilinin, icra dosyasının yetkili icra müdürlüğüne gönderilmesi için talepte bulunduğu ve bu tarih itibarı ile başvurunun iki haftalık kesin süre içerisinde olmadığı anlaşılmış olup, HMK'nun 20. madde hükmünün kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle kararın alacaklı vekilince temyiz edilmesi halinde dahi aleyhe bozma ilkesi nazara alınamayacağından, mahkemece; kamu düzeni ile ilgili olan HMK. mad. 20 uyarınca re’sen takibin açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekeceği-
Yetkisizlik kararı kesinleşmemiş ise de, HMK. mad. 20/1 uyarınca, alacaklı vekilinin gönderme talebi yasal 2 haftalık süresi içerisinde olduğundan ve mevcut takip, yetkisiz icra dairesinde başlatılan takibin devamı niteliğinde olduğundan mükerrer takip sayılamayacağı-
Görevsizlik kararının verildiği tarihte yürürlükte bulunan Hukuk ve Ticaret Mahkemeleri Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 26. maddesi uyarınca, mahkemeye verilen ve gelen bütün evrağın hemen reis veya hakime sunulacağı, reis ve hakim tarafından havale olunduktan sonra evrağın kalem şefi ve muavinine verileceği, bu durumda mahkemece, sulh hukuk mahkemesinin görevsizlik kararının davacılar vekiline tebliğinden itibaren HUMK'nın 193. maddesince 10 günlük süre içerisinde, davacılar vekili tarafından tahrik dilekçesi verilip verilmediği, Hukuk ve Ticaret Mahkemeleri Yazı İşleri Yönetmeliği'nin anılan hükmü birlikte değerlendirilerek araştırılıp, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, uyuşmazlığın esasına girilerek, hüküm kurulmasının doğru olmadığı-
Tasarrufun iptali istemine ilişkin davada uyuşmazlık, asliye hukuk mahkemesince verilen kararın; işbölümü nedeniyle verilen gönderme kararı mı, yoksa görevsizlik ve yetkisizlik kararı mı olduğu, varılacak sonuca göre davacı vekili tarafından dosyanın asliye ticaret mahkemesine gönderilmesi talebini içerir dilekçenin süresinde verilip verilmediği noktasında olup; hem kısa kararında hem de gerekçeli kararında açıkça işbölümü ve yetkisizlikten bahsederek dava dilekçesinin “yetki ve görev” yönünden reddine karar vermiş ve verilen karar temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiği, yerel mahkemece kesinleşen bu karar irdelenerek “işbölümü itirazı üzerine verilen gönderme kararı” olarak kabul edilmesinin isabetli olmadığı- Kesinleşmiş yetkisizlik kararının süresinde yapılan başvuru üzerine gönderildiği mahkemece başka bir nitelemeye tabi tutulması ve açık “yetkisizlik” hükmüne rağmen “gönderme kararı” olarak ele alınıp, işlem yapılmasının olanaklı olmadığı-
Görevsizlik veya yetkisizlik kararı veren mahkemenin bu kararında dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesine karar vermekle yetineceği (HMK. mad. 20), dava dosyasını kendiliğinden (re’sen) görevli mahkemeye gönderemeyeceği- Dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi ve davaya görevli mahkemede devam edilebilmesi için görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren iki haftalık süre içinde taraflardan birinin görevsizlik veya yetkisizlik kararına veren mahkemeye başvurarak tebligat yaptırması gerektiği ve buradaki iki haftalık hak düşürücü sürenin mahkemece re’sen gözetileceği-
İpoteğin kaldırılması istemiyle açılan davada, verilen görevsizlik kararı üzerine HMK'nun 20. maddesi uyarınca iki haftalık süre içinde davacı veya davalı tarafın görevsizlik kararı veren mahkemeye başvurarak dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesini istemesi gerekeceği, tarafların bu hususta başvuruda bulunmaması halinde, davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği-